
ROMEO: Oradaki, şu tüm meyve ağaçlarının tepelerini yaldızlayan Kutsal ayın üzerine yemin ediyorum.
JULIET: Ayın üzerine yemin etme.
Her ay, yuvarlak dairesinde değişen vefasız ayın üzerine.
Yoksa senin aşkın da onun gibi değişken olabilir.
ROMEO: O halde neyin üzerine yemin edeyim?
JULIET: Hiç yemin etme.
Ya da istiyorsan, o zarif benliğinin üzerine yemin et.
O, benim putperestliğimin tanrısı.
Ve o zaman sana inanırım.
Romeo and Juliet
William Shakespeare
Dördüncü gün Dorothy’yi çok sevindiren bir şey oldu. Oz onu çağırttı. Kız taht salonuna girdiği zaman adam onu nazikçe selamladı.
![]()
“Otur, yavrum. Seni bu ülkeden göndermenin bir yolunu bulduğumu sanıyorum.”
Kız heyecanla, “Ve Kansas’a dönmemin yolunu da, öyle mi?” diye sordu.
Oz, “Şey,” dedi. “Kansas bakımından pek de emin değilim. Açıkçası onun ne tarafta olduğu konusunda en ufak bir fikrim bile yok.”
The Wizard of Oz (Oz Sihirbazı)
L. Frank Baum
Rolümü uygun biçimde yapabilmeyi ummadan önce daha evvelki, daha mutlu görüntülerden bir yudum istedim. Önce düşün, sonra savaş askerin sanatı bu: Eski zamanların tadını alırsan her şey düzelir.
Childe Roland to the Dark Tower Came (Childe Roland Kara Kule’ye Geldi.)
Robert Browning
ÖNCESİ…
Büyücü ve Cam Küre (Wizard and Glass), esin kaynağı Robert Browning’in “Childe Roland Kara Kule’ye Geldi” adlı şiiri olan uzun öykü dizisinin dördüncü cildi.
Kara Kule (The Gunslinger) adlı birinci ciltte Gilead’lı Roland’ın siyah giysili Walter’ı izlemesi ve sonunda onu yakalaması anlatılıyordu. Walter, Roland’ın babasına dostmuş gibi davranırken aslında büyük bir büyücü olan Marten’e hizmet ediyordu. Roland’ın amacı yarı-insan Walter’ı yakalamak değil, hedefine ulaşmak için başvurduğu bir yoldu. Roland asıl Kara Kule’ye gitmek istiyordu. Orada, Orta-Dünya’nın hızlanan mahvoluşunu durdurabileceğini, hatta belki de bu süreci tersine döndürebileceğini umuyordu.
Roland bir bakıma bir şövalye sayılır. Kendi türünün sonuncusu Kule onda bir saplantıdır. Roland’la ilk karşılaştığımız zaman yaşamasının tek nedeninin bu olduğunu anlıyoruz. Marten’in onu daha önce bir erkeklik sınavından geçmeye zorladığını öğreniyoruz. Büyücünün Roland’ın annesini baştan çıkardığını da. Marten, Roland’ın sınavı geçemeyeceğini ve onun “batıya gönderileceğini” umuyormuş. Delikanlı o zaman sonsuza dek babasının silahlarına sahip olamayacakmış. Ancak Roland, Marten’in planlarını altüst ederek sınavı geçmiş… Bunun baş nedeni silahları zekice seçmiş olmasıymış.
Silahşorun dünyasının bizimkiyle temelde, korkunç bir biçimde bir ilişkisi olduğunu da öğreniyoruz. Bu ilişki Roland terkedilmiş bir konaklama yerinde 1977′nin New York’undan gelmiş Jake adlı çocukla karşılaştığı zaman ilk kez ortaya çıkıyor. Roland’ın dünyasıyla bizimkinin arasında kapılar var. Bunlardan biri de ölüm. Jake de Orta-Dünya’ya ilk kez böyle ulaşıyor. Kırk Üçüncü Sokak’ta arkasından itilen Jake’i bir araba çiğniyor. Onu iten adamın adı Jack Mort… Ancak bu olay sırasında Mort’un kafasında gizlenen ve onun katil ellerini yönlendiren Roland’ın eski düşmanı Walter.
Jake’le Roland, Walter’a erişemeden çocuk tekrar ölüyor. Bu seferki neden farklı. Silahşor bu sembolik oğluyla Kara Kule arasında acı verici bir seçim yapmak zorunda kalıyor. Ve Kule’yi seçiyor. Jake’in uçuruma yuvarlanmadan önceki son sözleri, “O halde git!” oluyor. “Bunlardan başka dünyalar da var!”
Roland’la Walter son defa Batı Denizi’nin yakınında karşılaşıyorlar. Konuşmalarla geçen uzun bir gece sırasında kara giysili adam acayip bir Tarot destesinin yardımıyla Roland’ın geleceğini okuyor. Silahşorun dikkatini özellikle üç karta çekiyor: Mahkûm, Gölgelerin Hanımı ve Ölüm. (”Ama bunun seninle bir ilgisi yok, silahşor!”)
Üçün Çizgileri (The Drawing of the Three) adlı ikinci cilt Batı Denizi’nin kıyısında Roland’ın eski düşmanıyla karşılaşmasından ve Walter’ın çoktan ölmüş olduğunu anlamasından kısa bir süre sonra başlıyor. Kemiklerle dolu yerde artık daha fazla kemik var. Bitkin haldeki silahşora etobur “ıstanavarlar” sürüsü saldırıyor. Roland onlardan kaçamadan ciddi bir biçimde yaralanıyor. Sağ elinin işaret ve orta parmaklarını kaybediyor. Yaratıkların ısırıkları yüzünden zehirleniyor da. Batı Denizi’nin kıyısından kuzeye doğru çıkarken hastalanıyor… Belki de ölmek üzere.
Etiketler: Fantastik Roman, ROMAN, Yabancı Roman



Son Yorumlar