Kapıcılar Kralı Adanalı Tayfur Kardeşler
Şub 22

Yönetmen: Ertem Göreç Senaryo Yazarı: Nurettin İrişen Tür: Duygusal Yapım Yılı: 1974 Vizyon tarihi: 1975-04-01 Ülke: Türkiye Süre: 79 dk. Özellik: Renkli

Fatma :Niyet sandığı yaptıracaktın. İki de ak güvercin alacaktın.
Kemal :Vazgeçtim. Bir tane alacağım.
Fatma :Neden?
Kemal :Ak güvercinin biri sensin. Bir tane daha aldım mı yeter.
Fatma :Öyleyse hiç alma. Çünkü asıl ak güvercin sensin Kemal.

Francis Lai’in Le Passager De La Pluie (1970) (yönetmen Rene Clement) için yaptığı müziklerin de kullanıldığı filmde Kemal’in Fatma’ya anlattıkları ; Anamı hiç tanımadım. Babam da, ben bacak kadarken adam vurup mapushaneye düştü. Tek başıma kaldım çocuk yaşımda. Sokaklarda, yangın yerlerinde, köprü altlarında büyüdüm. Babam mapustan çıktıktan sonra aramadı beni. Babamken şu kadarcık hayrını görmedim. Bir mapus arkadaşından öldüğünü öğrendim. Yattığı yeri bile öğrenemedim. Sonra yetimhaneye düştüm. Ama, alışamadım oraya da.
Yaptığım her şeyi suç sayıp cezalandırdılar beni. Çocuklardan ikisi ile kapışmıştım bir keresinde. Dövüyorlardı beni. İki kişi olunca gücüm yetmemişti. Elime geçen makası salladım. İkisi de kanlar içinde düştüler yere. Ben de içeri girdim böylece ilk defa. Sonra, birkaç defa daha girdim.
Bir arayanım olmadı. Bir sigara için bir saat yalvardığımı bilirim.
Hastalandım. Şu yatakta günlerce yattım. Kapım mı çalındı.. İnsanlar böyle olunca ben de kahrettim. Onlardan daha zalim oldum. O yüzden pek kimse sokulmaz bana.
Kemal.. Kendi halinde bir balıkçı. Şakakları, belki zor yaşam koşulları belki de yaşının kemale ermesi nedeniyle hafifçe kırlaşmış. Mahalleliyle, daha doğrusu kimseyle arası iyi değil. Çakırkeyf olduğu bir gece, bakışları aynadaki görüntüsü ile karşılaşınca Ulan geldin gidiyorsun bir sevenin çıkmayacak mı? demişti. Kırmızı sandalı ile tuttuğu balıkları mahallede satıyor. Fatma’nın yaşantısına karışmasından sonra kayığı beyaza boyayıp, üzerine AK GÜVERCİN yazacaktır. Akşamları Faik Babanın meyhanesindedir.
Sonra da, elinde avcunda kalan parayı Abbas�ın bitirimhanesinde tüketir.
Günler, kumarhanedeki bir kavgada kendisine yardım eden Doğan ve sokakta kalmış kimsesiz, kör Fatma�yla karşılaşıncaya dek bu şekilde geçip gider.
Doğan.. Yedikule�de oturuyor. Onun da kimsesi ve �şimdilik� işi gücü yok.
�İnsan bir gaye uğruna çalışmalı. Evinde anası babası, karısı çocuğu varsa çalışmalı. Adam tek başına olunca çalışmak niye.�
Güzel Fatma.. [Karşılaşmaları Kemal�in balıktan döndüğü bir gece ve Paul Mauriat Orkestrası�nın �Forever and Ever� (1974) 33�lüğündeki �Le Peintre Des Etoiles� (S. Vlavianos / C. Aubry & B. Bergman) melodisi ile olur.] �Eskişehir�de doğmuşum ben. Babam memurdu. Annem ben küçükken ölmüş.
Körlüğümle babamın ölümü arka arkaya geldi. Halam vardı. İstanbul�a geldik sonra. Denizi hiç görmedim senin anlayacağın. Kokusunu, bir de sesini duyuyorum, elimle değebiliyorum, yetiyor.� Halası ölüp, komşular da artık ona bakamayınca, Kemal�e rastlayıp onun evini bölüşene dek günlerce sokakta kalır. �Yaşamak ölmekten zordu benim için. Kemal zor olanı yaptı. Yaşattı beni. Yatacak bir yerim vardı artık. Karnımı doyuran karşılık beklemeyen bir koruyucum vardı.�
Kemal, Doğan�ı ama asıl Fatma�yı tanıdıktan sonra Sait Faik�i anımsatan bir değişim gösterir. Önce genç kızı, sonra da tüm insanları sever. Mahallede herkes şaşkındır. �Hünerli kızmış. Baksana ne hale geldi Kemal. Aferin kıza.�
O günlerde, düşündüğü konu, sevdiği ama bunu bir türlü söyleyemediği Fatma�nın gözleridir. Şişli Kliniği�ndeki Dr. Halit�ten genç kızın bir ameliyatla (15 bin lira) görebileceğini öğrenir. �15 bin lira. Değil bulmak, say deseler sayamam be.� Bitirimhaneyi soyar. Ameliyattan birkaç gün sonra sargılar çıkarıldığında Fatma�nın görebilmesinin bedeli, Kemal�in hapislerdeki yılları olacak gibiyken�Mahallelinin bu parayı aralarında toplayıp vermesi ve hafifletici nedenlerle iki sevdalı kısa sürede birbirlerine kavuşacaklardır.
�Bekleyeceğim seni Kemal. Bu bir minnet borcu değil. Ölümsüz bir sevgi.�

Kemal (Abdurrahman Palay�ın sesi ile) �Bu balıkçılıkla para kazanılmaz.�
Fatma (Jeyan Mahfi Aral�ın sesi ile) �Ne yapmayı düşünüyorsun?�
Kemal �Niyetçilik.�
Fatma �Güzel bir iş olmalı.�
Kemal �İki de karga alıp niyet çekmeye alıştıracağım.�
Fatma �Karga mı?�
Kemal �Evet, her gören şaşıracak. Karganın çektiği niyette ne yazar, yazsa yazsa ; Evin yanacak ; Sevgilinden ayrılacaksın ; Çocuğun sınıfta kalacak gibi sözler.�
Fatma �Niçin güzel, ümit verici sözler yazmayasın? Karga yerine niçin iki tane ak güvercin almayasın?�
Kemal �Sen insanları tanımıyorsun. Az bile yapıyorum onlara.. Kötüdür insanlar, kötü.�
Fatma �İnsanlar kötü olsalardı ben şimdi burada olabilir miydim?�
Kemal �Anlamadım.�
Fatma �Sokaktan aldın getirdin beni buraya. Karnımı doyurdun. �İnsansın� sen Kemal, kötü de değilsin.�
Kemal �Şey..boş ver şimdi bunları. Yarın balık pişirip satacağız. Bir kadeh daha içip erkenden yatmalı.�


Etiketler: ,

Leave a Reply