
SÖZLÜK
Roman içinde geçen bazı terimler Türk okuruna yabancı olduğu için bunları burada açıklama gereğini duyduk.
ELf -Kyrnn dünyasında en uzun süreden beri varolan iyilik timsali uzun ömürlü bir ırktır. Narin yapılı, badem gözlü ve sivri kulaklıdırlar. Gizemli ormanlarında insanlardan ve ırklardan ayrı yaşarlar.
GOBLİN- Kötü ırkların en çelimsizidir Çok çirkindirler Çirkin
suratlı Ve gri derili di iler. Boyları 1.20-1.50 arası değişir. Kaba silahlar kullanırlar Kötülük ordularının piyade taburlarını oluştururlar
Hobgoblin - Gobliıılerin yapılı kuzenleridirler. İri yapılarını, kuvvetli silahlar ve pis vucut kokulariyla desteklerler. Kötülük
ordularında çavusluk görevi
yaparlar.
Ogre - Bir zamanlar elflerden bile güzel olan bu ırk, yaptıkları zulüm ve kötülük sunucu çirkinleşrniş lerdir. Genelde dağlara oydukları şehirlerinde yaşarlar ve yağma için ovalara inerler. iki metreye yakın boyları ve iri cüsselerini zekalarıyla desteklerler.
‘Wyvern - Ejderhalann kuzenleri olan bu yaratıkların tüm vücutları al pullarla kaplıdır. Kanatları sayesinde uzun mesafeleri çok kısa sürede katederler Kuyruklarının ucundaki zehir en güçlü yaratıkları bile anında öldürebilir. Zekalarının fazla olmaması onların sadece basit görevlerde kullanılmalarına izin verir
EJDERHANIN İLAHİSİ
Türküsü dökülürken ağzından, göklerin yağmuru
gözyaşı gibi, işitin bilgeyi,
yılların ve Ejderhamızrağı’nın Yüce Söylenceleri’nden.
unutulmuş öykülerin tozunu temizlerken. Çünkü hatıraların ve sözün ötesindeki derin çağlarda
dünyanın o ilk nazarında üç ay, yükselirken ormanın bağrından
ejderhalar, korkunç ve kocaman.
Savaşmışlardı Krynn denilen dünyada
Yine de ejderhaların karanlığından
bizim ışık isteyen çığlıklarımızdan
süzüle kara ayın boş yüzünden
küllenmiş bir ışık birden alevlendi Solamniya’da:
bir şövalye, hem güçlü, hem hakikatli,
aşağı çağıran tanrıların kendilerini
ve kudretli Ejderha mızrağı’ nı döven, parçalayan
ejderhasoyunun ruhunu, Krynn in aydınlanmaya başlayan
kıyılarından kanatlarının gölgesini kovan,
Böylece Humar Solamniya Şövalyesi,
Şavk getiren, İlk Mızrakçı, Kendi ışığını Khalkist Dağlarının eteklerine,
tapınakların çökmüş sessizliklerine,
tanrıların taştan ayaklarına kadar izledi
Mızrakustaları’nı çağırıp yere indirdi,
ve tarifsiz kötülüğü ezen, tarifsiz gücünü aldı,
sürmek için etrafı sarmalayan karanlığı ejderhanın boğazındaki tünele gerisin geri
Büyük iyilik Tanrısı Paladine,
parladı Huma’nın yanı başında,
güçlü sağ kolunun mızrağım güçlendirerek;
ve Huma tutuşarak binlerce ayla.
Karanlıklar kraliçesini kovdu uzaklara,
kovdu feryat eden ordularının yığınlarını
lanetlerinin sadece hiçliklerin üzerine çöktüğü
aydınlanmakta olan toprağın çok derinlerinde
ölümün duygusuz krallığına geri. Böylece bilmişti Rüyalar Çağı gümbürtüyle ve başlamıştı Kudret Çağı, ve hakikat krallığı İstar doğudan, güneş önünde ve altın renkli minarelerin yükseldiği yerden ve kötülüğün geçip gittiğini ilan eden güneşin haşmetinden dolduğunda; ve iyilikle dolu uzun yaz aylarını doğurup büyüten İstar bir meteor gibi parlıyordu hakkın ak göklerinde
Yine de gün ışığının olgunluğunda
gölgeler görmüştü İstar’ın Kralrahıp’i;
Geceleri ağaçlan elleri Hançerli suretler gibi göımüştû,
koyulmuştu dereler sessiz ay altnda kararıp.
Hurna’ya giden yoları araştırmıştı,
araştırmıştı parşömenleri, işaretlen, büyüleri
o da tanrıları çağırabilir umuduyla ve bulabilir
yardımlarını kutsal amaçlardar dünyayı günahtan temizleyebilir diye.
Sonra karanlık ve ölüm zamanı geldi
tanrılar dünyadan yüz çevirdikçe. Ateşten bir dağ, kuyrukluyıldız gibi Istar’a çarptı boydan boya,
Şehir, bir kelle gibi ikiye yarıldı alev alev, bir zamanların verimli tarlalarından dağlar fışkırdıH
dağların mezarlarına denizler aktı,
çöller, denizlerin terkedilmiş zeminlerinde ah etti,
Krynn’in caddeleri paramparça,
ölülerin yolu oldu çıktı.
Böyle başlamıştı Ümitsizlik Çağı.
Etiketler: Fantastik Roman, ROMAN, Yabancı Roman, Ejderha Mızrağı 1-Güz Alacakaranlığının Ejderhaları, Margaret Weis 038 Tracy Hickman



Son Yorumlar