Eski Bir Eskimeyen Metin
London’ın Uçurum İnsanlarim onun en iyi iki üç metni arasında görenlerin sayısı azımsanmaya-cak kadar çoktur. Hemen geçen yüzyılın başında İngiltere’nin başkentinin “karnına” inen yazar, gerek yazılış yöntemi gerekse içeriği bakımından oldukça aşılmış sayılabilecek bu metinle hâlâ suratımıza bir yumruk indirmeyi başarmaktadır.
London için ‘uçurumlann’ izbe, harabe tabanları, sefaletin ekonomik cehennemlerini oluşturmaktadır; kişi, güçlü bir akıntıyla bu çukura dökülmüş, bir daha da oradan çıkamamıştır ve kendinden sonraki kuşakların da dünyası artık bu uçurum tabanlarında kurulup bozulur. London’ın anlattığı Doğu Yakası, yutulanı yakalayan ama geri kusmayan bir kursak, bir işkembe gibidir; istismar edilmiş, sömürülmüş, yoksullaştınlmış insanlar burada sefaletlerini katlamaktan başka bir şey yapamazlar; umutsuzluk, hayal kınklığı ve maddi manevi pislik içinde debelenip dururlar. Üstelik dönem, yukarıda da belirttiğimiz gibi, İngiliz İmpara-torluğu’nun doruklarda gezindiği; geleneksel olarak misyonerlerin, denizaşın üçüncü dünyalara, din iman tanımayan, İsa’nın adını duymamış, ruhu şeytana teslim olmuşlan kurtarmaya yollandıklan dönemdir; İngiltere, kendi kapısının önünü temiz-leyemeyen çöpçü gibidir bu tabloda; bu nedenle de kitabın etkisi büyük olmuş, yazann da ünlenmesine katkıda bulunmuştur.
Etiketler: Dünya Klasikleri, ROMAN, Yabancı Roman



Son Yorumlar