Şub 03
On üçüncü yüzyılda karşılaştığımız simâların başında, eserlerinde yer yer Türkçe kelimelere ve mülemmâlara yer veren Mevlâna Celâleddin-i Rûmî (1207-1273) görülmektedir. Bunu tâkiben oğlu Sultan Veled’in (1226-1312) Türkçe manzûmeler yazması, ayrıca hakkında pek fazla bilgi bulunmayan, Behâeddîn Veled’in talebelerinden olduğu söylenen Ahmed Fakih’in, dünyanın geçici ve rüya olduğunu konu edinen 83 beyitlik Çarhnâmesi ile Evsâf-ül-Mesâcid adlı mesnevîleri, bu asırda zikredilmesi gereken eserlerin başında gelmektedir. Şeyyâd Hamza ise ilk defa Yusuf ile Zeliha mesnevîsini vermek ve dinî şiirler yazmakla bu asrın bir başka simâsıdır. Ayrıca 79 beyti Continue reading »
Etiketler: Türkçe-Edebiyat,
13. Yüzyıl Osmanlı Türkçesi Edebiyatı
Oca 31
Divân-ı Lügati’t-Türk, Kaşgarlı Mahmut tarafından Bağdat’ta 1072-1074 yılları arasında yazılan Türkçe-Arapça sözlüktür. Türkçe’nin bilinen en eski sözlüğü olup, Orta Asya yazı Türkçesi hakkında varolan en kapsamlı ve önemli dil anıtıdır. Elyazması nüshası 638 sayfadır ve yaklaşık 9000 Türkçe kelimenin oldukça ayrıntılı Arapça açıklamasını içerir. Ayrıca Türklerin tarihine, coğrafi yayılımına, boylarına, lehçelerine ve yaşam tarzlarına ilişkin kısa bir önsöz ve metin içine serpiştirilmiş bilgiler mevcuttur.
Klasik Arap leksikografisinin ilkelerine göre hazırlanmış olan sözlük, Kaşgarlı Mahmut’un Türk Continue reading »
Etiketler: Türkçe-Edebiyat
Oca 31
A) HAYATI
Yaşamı konusunda yeterli bilgi olmadığı gibi onunla ilgili kaynaklarda anlatılanlar da birbirini tutmaz. Nerede, hangi yılda doğduğu kesinlikle bilinmiyor. Kimi kaynaklarda Anadolu’ya Doğu’dan gelen Türk oymaklarından birine bağlı olup, 1238 dolaylarında doğduğu söylenirse de kesin değildir. 1320 dolaylarında Eskişehir’de öldüğü söylenir. Batı Anadolu’nun birkaç yöresinde ‘Yunus Emre’ adını taşıyan ve onunla ilgili görüldüğünden ‘makam’ adı verilen yer vardır. Yapılan araştırmalara göre şiirlerinin toplandığı Divan ölümünden yetmiş yıl sonra düzenlenmiştir. Anadolu’da ‘Yunus Emre’ adını taşıyan ve Yunus Emre’den çok sonraları yaşamış başka şairlerin yapıtlarıyla karışan şiirlerinin bir bölümü dil incelemeleri sonunda ayıklanmış, böylece 357 şiirin Continue reading »
Etiketler: Türkçe-Edebiyat
Oca 31
OTUZ BEŞ YAŞ ŞİİRİ
Yaş otuz beş!Yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak,yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.
Şakaklarına kar mı yağdı ne var!
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünürsünüz;
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
Zamanla nasıl değişiyor insan!Hangi resmime baksam ben değilim.
Nerde o günler,o şevk;o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim;
Yalandır kaygısız olduğum yalan.
Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız; Continue reading »
Etiketler: Türkçe-Edebiyat
Oca 31
İslamiyetin Etkisinde Gelişen Türk Edebiyatı
Türkler kitleler halinde İslamiyeti kabul etmeye başladıktan sonra, Kur’an dili olan Arapça’yı öğrenmeye başladılar. Buna bağlı olarak edebi eserler de bu dilde verilmeye başlandı. Buhara, Semerkand ve Kaşgar gibi büyük şehirlerde medreseler kurularak Arapça ve İslami İlimler üzerine eğitim verilmeye başlandı. Yine bu dönemde halkın kullandığı dil olan Türkçe içinde Arapça kelimeler arttı. Farabi ve Zemahşeri gibi ünlü bilginler yetişti. Diğer müslüman milletlerle aynı İslami dersler ve ilimler öğretildiğinden kültürlerde yakınlaşmalar doğdu. İslamiyet, Türklerle diğer milletlerin ortak paydası oldu.
Kutadgu Bilig
Kutadgu Bilig, 1069-1070 yıllarında Balasagunlu Yûsuf Hâs Hâcib tarafından, aşağı yukarı 18 ayda yazılmış ve Karahanlı hükümdarı Tabgaç Buğra Karahan’a sunulmuştur. Eser, hükümdar Continue reading »
Etiketler: Türkçe-Edebiyat
Oca 30
İLYADA
Eski Yunan’da, şair Homeros’un yazdığı varsayılan büyük bir destandır. Bir başka Homeros destanı olan Odeysseia ile birlikte, batı edebiyatının en eski örneği ve tüm zamanların en güzel şiirlerinden sayılır.
Hem İlyada hem de Oysseisa, Truva Savaşı ve bu savaşta yer alan insanlarla ilgili söylenceleri dile getiren, koşukla yazılmış destanlardır. Tarihçiler Yunanistan’tandaki Akhalar ile Batı Anadolu’da yaşamış olan Truvalılar arasındaki bu savaşın yaklaşık İ.Ö. 1199’da geçtiği görüşündedir. Akhalar’ın Truva’yı kuşatmalarının ise10 yıl sürdüğü sanılmaktadır. Bu konuda o kadar çok öykü ve söylence vardır ki, hangisinin gerçek hangisinin uydurma olduğunu bilme Continue reading »
Etiketler: Türkçe-Edebiyat,
Dünya Destanları
Son Yorumlar