Mar 05
Temerrüt, hukuk dilinde “gecikme”,”direnme” gibi sözcüklerle de ifade edilmektedir. Temerrütte borcun zamanında ifa edilmemesi, ifada gecikilmesi söz konusudur. Borcun zamanında ifa edilmemesine neden olan kişi alacaklı ise alacaklının temerrüdü; ifanın borçlu tarafından ödenmesi, zamanında yerine getirilmeyip böylece borcun ihlaline yol açılması halinde borçlunun temerrüdü oluşur.
Alacaklının Temerrüdü
Bununla ilgili koşullar Borçlar Kanunu’nun (BK) 90. maddesinde düzenlenmiştir. Bu konuda aranan koşullar şunlardır: Her şeyden önce borçlu tarafından borcun ifası, borç ilişkisinde öngörülen zamanda ve yerde gerçek ve eylemli (fiili) olarak, yani usulü dairesinde alacaklıya önerilmiş olmalıdır.
İfanın gerçekleşmesi için alacaklının yapması gereken işler varsa ve alacaklının bu işleri savsaklaması nedeniyle borçlu edimini yerine getiremiyorsa, yine alacaklının temerrüdü söz konusu olur. Örneğin, edime ilişkin bazı özelliklerin alıcı tarafında belirlenmesi gerekiyorsa ya da bir yapı yapılmasına ilişkin istisna sözleşmesinde inşaat ruhsatı alma yükümü alacaklıya aitse ve Continue reading »
Etiketler: Ekonomi,
Temerrüt
Mar 05
Bu sistemde kollektif karar alma ve bireysel sorumluluk özellikleri vardır. Toplam kalite yönetiminin beslendiği en önemli kaynak, kalite çalışmalarıdır. Vitrinlere yeni çıkmasına rağmen, köklerini bu konuda var olan en eski çalışmalara kadar dayandırmıştır.
“Bir inşaat ustasının inşa ettiği bir ev, ustanın yetersizliği nedeniyle yıkılır ve ev sahibi ölürse, o usta da öldürülecektir” diyen İ.Ö. 2150’deki Hammurabi Yasaları, bu konuda verilen iyi bir örnektir.
Kronolojik sırada sayarsak, 13. yüzyıldaki çıraklık ve esnaf loncaları, 1800’lerdeki ustalık çalışmaları, 1900-1940’lar arası muayene çalışmaları, 1940-1970’ler arası prosesin kontrolu çalışmaları, 1970-1980’ler arası prosesin tasarımı çalışmaları, 1980’lerden sonra ise ürünün tasarımı çalışmalarında hep kaliteden bahsedilmektedir.
Kalitenin organizasyonlarda yer almaya başlaması, özellikle Henry Ford’un ürün kalitesine değil, sayısına odaklanan montaj hattı anlayışına tepki ile başladı. Bu tarz üretim anlayışının doğal sonucu olarak kaliteden ödün veriliyordu. Muayene çalışmalarını ve organizasyonları takiben, 1924 yılında İstatistiksel Kalite Kontrol uygulamaları ortaya çıktı. Kurumsallaşma başladı.
1946’da Amerikan Kalite Kontrol Derneği kuruldu. 1950’lerde savaşın yaralarını sarmak isteyen Japonya, Deming’in öncülüğünde başlattığı kalite çalışmalarıyla dünyanın dikkatini çekti. 1951 yılında Feigenbaum, “Toplam Kalite Kontrol” adlı kitabını yayınlandı. Bu Continue reading »
Etiketler: Ekonomi,
Toplam Kalite Yönetimi
Mar 05
1938 yılında, “The Wave Principle” başlıklı bir inceleme yayınlandı. Bu yazı daha sonra Elliott Dalga Kuramı diye bilinen ilkenin ilk başvuru yayını oldu. Bu inceleme yazısı Charles J. Collins tarafından yayınlanmıştı ve Dalga İlkesi’ni bulan Ralph Nelson Elliott’un kendisine verdiği orijinal çalışmaya dayanıyordu.
Elliott (1871-1948) restorantların ve demiryollarının muhasebelerini tutan bir muhasebeciydi. Meksika ve Orta Amerika’daki çeşitli demiryolu kumpanyalarında muhasebeci olarak çalıştı. Guatemala’da yakalandığı ciddi bir hastalık sonucu 1927 yılında emekliye ayrıldı ve bundan sonraki yıllarını sağlığını yeniden kazanabilmek için Kaliforniya’daki evinde hastalığıyla mücadele ederek geçirdi.
Hisse senedi piyasasının davranışlarıyla ilgili olan kuramını, uzun nekahet dönemi içerisinde geliştirdi. Elliott, görünür şekilde, her ikisinin de Dalga İlkesi’yle pek çok ortak noktaları olan Dow Kuramı’ndan fazlaca etkilenmiştir. 1934′de Collins’e yazdığı bir mektupta, Robert Rhea’nın Stock Market Service’ına abone olduğunu ve Rhea’nın Dow Kuramı üzerine olan kitabını yakından tanıdığını anlatıyor. Elliott, Dalga İlkesi’nin Dow Kuramı için “fazlasıyla tamamlayıcı bir gereklilik” olduğunu da eklemişti.
Elliott, Collins’in şirketine katılabilmek umuduyla ona yeni buluşları hakkında bilgi verdi. Aralarındaki birçok yazışmadan sonra Collins, Elliott’a yardım etmesi gerektiği düşüncesine vardı ve Dalga İlkesi’ni 1938 yılında yayınlamayı kabul etti. Collins, Elliott’u Financial World Dergisi’nin Continue reading »
Etiketler: Ekonomi,
Elliot Dalga Kuramı
Mar 05
Türkiye’de mevzuat gereği şirketler iki çeşit sermaye sisteminden birini seçebiliyorlar. Bunlar kayıtlı ve esas sermaye sistemleridir. Kullanılacak sisteme şirketlerin genel kurulları karar verir ve bu karar SPK tarafından incelenip onaylandıktan sonra yürürlülüğe girer.
Kayıtlı Sermaye Sistemi
Kayıtlı sermaye sistemi, şirket yönetim kurullarına sermaye arttırımlarında belli bir serbesiyet verir. Şöyle ki, genel kurullarından arttırabilecekleri sermaye için bir maksimum limit (sermaye tavanı) isteyen yönetim kurulu, bu
tavanı aşmamak kaydıyla, en az beş yıl içerisinde de o tavana ulaşmak kaydı ile, istediği zamanda, ister bir kerede ister bir kaç sermaye artırımı yoluyla, tavan miktarına kadar sermayelerini yükseltebiliyorlar. Böylece daha serbest ve hızlı hareket edebilen şirket ve yönetim kurulu, sermaye gereksinimi duyduğunda en kısa zamanda bu ihtiyacını giderebilme imkanına Continue reading »
Etiketler: Ekonomi,
Sermaye Sistemleri
Mar 04
Ödenmemiş Sermaye
Ticaret ortaklıklarında, ortaklar tarafından işletmeye konması taahhüt edilen nakit sermayeden ortaklığa henüz ödenmemiş olan kısmı ifade eder. Bu sermayedenişletmeye fiilen tahsis edilmiş kısma ise, ödenmiş sermaye adı verilir.
Yasalarda aksine hüküm olmadıkça ticaret ortaklıklarına sermaye olarak para, alacak, kıymetli evrak, taşınır ve taşınmaz mallar ile bunlardan yararlanma hakları, sınai haklar ve kişinin emeği konabilir.
Konan sermaye, ortaklar arasında düzenlenen ortaklık sermayesi ile belli edilir. Her ortak koymayı taahhüt ettiği sermayeden dolayı bu zamandan itibaren ortaklığa karşı borçlu olur. Ortaklığın sözleşme ile belirlenen ve taahhüt edilen sermayesi bilançonun pasifinde, bu sermayeden henüz Continue reading »
Etiketler: Ekonomi,
Sermaye
Mar 03
Bu ortaklık tipi, Alman kanun koyucusu tarafından 19. yüzyıl sonlarında ihdas edilmiştir. Hukukumuz da, 1926 tarihli Ticaret Kanunu ile bu ortaklığa yer vermiş bulunmaktadır. 29.6.1956 tarih ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu, bu ortaklık tipini 503-555. maddeleri arasında düzenlemiştir.
Limited ortaklığı tanımlayan TK m. 503/1′e göre: “İki veya daha fazla hakiki veya hükmi şahıs tarafından bir ticaret unvanı altında kurulup, ortaklarının mesuliyeti koymayı taahhüt ettikleri sermaye ile mahdut ve esas sermayesi muayyen olan şirkete limited şirket denir.”
Limited ortaklıklar, sigortacılık ve bankacılıkla uğraşmak üzere kurulamazlar. (m. 503/3) Tüzel kişiliğe sahip olan bu tip ortaklıkta, ortak sayısı en az iki, en çok elli olarak kanun tarafından sınırlanmıştır. (TK m. 504/1)
Limited ortaklığın sermayesi belirli olmalı ve paylara bölünmüş bulunmalıdır. Bu sermaye nakit Continue reading »
Etiketler: Ekonomi,
Limited Şirket
Son Yorumlar