Mar 07

Türk Ticaret Kanunu, “kurucu” ya da “müessis” hisse senedi diye bir kurumu düzenlememiştir. Bununla beraber, uygulamada, bazı anonim ortaklıkların esas sözleşmelerinde bu kavrama öteden beri yer verilmektedir.

Aynı şekilde, doktrinde de bir kısım yazar, kurucu hisse senetlerini, anonim ortaklıkların kuruluşunda ya da sermaye artırımında kuruculara veya kuruluş ile sermaye artırımında önemli yararı görülen diğer kişilere esas sözleşme hükmü ile tanınan, sahiplerine TK. M. 298 sınırları içinde kâra katılma hakkı sağlayıp başkaca bir hak vermeyen, kurucu haklarını temsilen düzenlenen, nama yazılı bedelsiz hisse senetleri olarak tanımlamaktadırlar.

Bir anonim ortaklıkta kimlerin kurucu sayılacağı, TK. M. 278′de gösterilmiştir. Buna göre, ana sözleşmeyi düzenleyerek imza eden ve sermaye olarak sözleşmede belirlenen parayı ya da paradan başka bir şeyi koymayı taahhüt eden pay sahipleri, ani kuruluş açısından kurucu sayılırlar. (TK. m. 278/1)

Tedrici kuruluşta, ana sözleşmeyi düzenlememek ve imza etmemekle beraber, paradan başka bir şeyi sermaye olarak koyanlar da kurucu sayılır. (TK m. 278/2) (Ne var ki, Sermaye Piyasası Kanunu’nun 12. maddesi karşısında, günümüzde halka açık anonim Continue reading »


Etiketler: ,
Mar 06

Yatırılabilir kaynakların kişi ve kuruluşlar tarafından başka bir ülkeye taşınmasına verilen addır. Yabancı sermaye yatırımı, doğrudan, yani bizzat kuruluş ve kişi tarafından bir başka ülkede yapılabileceği gibi, taşındığı ülkedeki kurulu bulunan bir şirketin yatırımına iştirak şeklinde de olabilir.

Türkiye’de yabancı sermaye politikası 1954 yılında çıkarılmış bulunan 6224 sayılı yasayla düzenlenmiştir. Ayrıca istikrar tedbirlerinin alındığı 24 Ocak 1980′den sonra çıkarılan Yabancı Sermaye Çerçeve Kararnamesi, bu alandaki uygulamaları birleştiren tamamlayıcı bir düzenleme niteliğindedir. Bu kararnameyle yabancı sermaye izinleri büyük ölçüde kolaylaştırılmış, yabancı sermayenin çalışma alanları genişletilmiş ve yatırımları da ha çekici hale getirmeye yönelik önlemler getirilmiştir.

Kararnamenin bir başka yeniliği de daha önce Devlet Planlama Teşkilatı ile çeşitli Continue reading »


Etiketler: ,
Mar 06

Bir miktar piyasa hareketinden sonra, fiyatlar orijinal yönlerindeki hareketlerini sürdürmeden önce bir önceki trendlerinin belli bir oranını geri alırlar. Bu düzeltme hareketleri, daha önceden öngörülebilen yüzdelik parametreler içinde hareket ederler. %50’lik geri çekilme en çok bilinen örnektir.

Örneğin diyelim ki; piyasa yukarıya doğru hareket ediyor ve 100 seviyesinden 200 seviyesine geliyor. Yukarı hareket yeniden başlamadan önce, daha sonraki düzeltme hareketi genellikle yarı oranında bir geri çekilme olur. Örneğimizde 150 seviyesine kadar bir gerileme yaşanır. Bu yüzde geri çekilmeler kısa vadeli, orta vadeli, uzun vadeli olarak trendin bütün dereceleri için geçerlidir.

Kesin bir kural olmaktan çok bir eğilim olan %50’lik geri çekilmenin yanında, çok geniş kesimlerce kabul edilen minimum ve maksimum yüzde parametreler vardır (1/3 ve 2/3 geri çekilmeler). Bir başka deyişle, fiyat trendi üç bölüme ayrılabilir. Genellikle, minimum geri çekilme %33 ve maksimum geri çekilme %66 civarındadır. Bunun anlamı, güçlü bir trendin düzeltmesinde piyasa, genellikle bir önceki hareketinin en az 1/3’ü oranında bir düzeltme yaşar.

Bir çok nedenden dolayı, bu anlatılanlar çok gerekli bilgilerdir. Piyasada işlem yapan bir kişi, alım fiyatı araması içinde ise, fiyat grafiği üzerindeki %33-%50 geri çekilme bölgesini hesaplayabilir ve bu fiyat bölgesini alım fırsatı için bir genel referans bölgesi olarak değerlendirebilir. (Bkz. Şekil Continue reading »


Etiketler: ,
Mar 05

William D. (W.D.) Gann (1878-1955), yüzyılımızın ilk yarısında efsanevi bir hisse senedi işlemcisiydi. Elli yıllık iş yaşamında, işlemlerinde başarıyla kullandığı matematiksel ve geometrik ilkelerin kusursuz ve benzersiz bir bileşimini geliştirdi. İş yaşamının ikinci yarısında, kendi yöntemini yazmaya ve öğretmeye başladı.

Gann’in yaklaşımı fazlasıyla karmaşıktır ve kavranabilmesi de çok kolay değildir. Gann’in çalışmalarının büyük bölümü geleneksel grafik kavramlarına dayanır. O, gelecekteki direnç ve destek bölgeleri olarak tarihsel zirvelere ve tabanlara büyük önem veriyordu. Kırılan bir direncin destek ve kırılan bir desteğin de direnç haline dönüştüğünü özellikle vurguluyordu. %50 geri-çekilmeye çok fazla inananlardandı. Orijinal düşüncelerinden bazıları; kardinal kareler, fiyat ve zamanın karelerinin alınması ve geometrik açılar, idi.

Kardinal kare, bütün zamanlar içinde işlem görülen en düşük fiyattan ileriye doğru sayım yapılarak gelecekteki destek ya da direnç seviyelerine ulaşabilme yöntemiydi. Başlangıç fiyatı karenin merkezine yerleştirilir ve her bir yükselen fiyat saat yönünde olacak şekilde kareye yerleştirilir. Karenin “kardinal-haçı” bölümüne düşen sayılar (merkezde birleşen düşey ve yatay çizgiler), gelecekte muhtemelen destek ya da direnç seviyeleri olacaklardır.

Çember, üçgen ve kare Gann’i çok etkileyen geometrik biçimlerdi. Bir çember yüzeyini oluşturan 360 derece onun çalışmalarında belirgin olarak yer aldı. Gann, piyasanın gelecekteki dönüş Continue reading »


Etiketler: ,
Mar 05

1965′te Brüksel Antlaşması ile kurulup 1967′de işlerlik kazanan Avrupa Birliği (EC), Avrupa’da var olan üç örgütü bir araya getirdi: Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu (ECSC), Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) ve Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu (Euratom). ECSC, kömür ve çelik sağlanması konusunda ortak bir yol izlemek amacıyla 1952′de kurulmuştu.

AET 1958′de üye devletlere ortak bir pazar oluşturmak ve mal, personel ve hizmetlerin serbestçe taşınması amacıyla kuruldu. Euratom da 1958′de kuruldu, amacı atom enerjisinin barışçı amaçla kullanımını sağlamaktır. Başlangıçta her örgütün de altı üyesi vardı; Belçika, Fransa, Federal Almanya, Hollanda, Lüksembourg ve İtalya-”Altılar Avrupası”. Aynı altı ülke Avrupa Birliği’nin de üyelerini oluşturuyordu. Avrupa Birliği kendisini oluşturan kuruluşların amaçlarına uymaya sürdürdü ve kendi uzun vadeli hedefi olarak, ECSC, AET ve Euratom’um ayn ayn başarabileceğinden daha geniş kapsamlı uluslararası politik işbirliği sağlandı.

1 Ocak 1973′te İngiltere, İrlanda ve Danimarka, Avrupa Birliği’ne üye oldular. Yunanistan 1 Ocak 1981′de Avrupa Birliği’nin onuncu üyesi oldu. İspanya, Portekiz ve Türkiye’nin ileride üye olabilmeleri için görüşmeler sürmektedir. Şu anda üye devlet sayısı 12′dir.

Kuruluşu

2. Dünya Savaşı’nı izleyen yeniden kalkınma döneminde ortaya çıkan Avrupa işbirliği düşüncesi, Continue reading »


Etiketler: ,
Mar 05

Osilatörler, fiyatların yatay bir bant içinde dolaştığı trendsiz piyasalarda (trend-takipçisi sistemlerin iyi sonuç vermediği bu tür piyasalarda) son derece yararlıdırlar. Osilatörler teknik analizciye, bu tür yatay hareket eden trendsiz piyasalarda hareket edebilmenin imkanlarını verirler. Ancak, osilatörlerin değeri, yalnızca yatay piyasalardaki kullanımlarıyla sınırlı değildir. Osilatörler, trend kazanmış dönemlerde fiyat grafikleriyle bağlantı içinde kullanılınca, kısa-dönemdeki piyasanın uç noktalarının (aşırı-satım, aşırı-alım koşulları) sinyallerini vermede de son derece yararlıdırlar.

Osilatörler aynı zamanda, fiyat hareketinde momentum kaybı açık biçimde ortaya çıkmadan önce, trendin momentum kaybettiği konusunda uyarırlar. Osilatörler, bir trendin tamamlanmak üzere olduğunu bazı uyumsuzluklar göstererek haber verebilirler.

Osilatörlerin Yorumu

Momentum osilatörlerini çizebilmenin pek çok değişik yolu olsa da, yorumu bir teknikten diğerine çok az değişiklik gösterir. Osilatörlerin hemen tamamı birbirine çok benzer. Bazı osilatörlerde yatay bir orta değer vardır. Kullanılan formüle bağlı olarak bu orta çizgi genellikle bir sıfır Continue reading »


Etiketler: ,

Sitemizin Sponsorluğu Güzel SözlerSitesi Tarafından Yapılmaktadır