Oca 28

little_boy.jpgAtom silahlarına sahip olmak isteyen ülkeler bu işlem için 50-100 milyar$ civarında bir yatırım yapmaları gereklidir. Atom bombasına giden yolda ise iki seçenek vardır.

A. Zenginleştirme Tesisi Kurmak.
Bu tesise sahip bir ülke Nükleer santralleri için gerekli olan U235 zenginleştirmesini burada yapar. Nükleer santrale sahip ülkeler yakıt çubuklarını serbest piyasa kurallarına göre temin edebilir. Dünyada şu anda 5-6 ülkede ticari tesis mevcuttur. ABD, Rusya, Fransa, İngiltere, Hindistan, Pakistan ve Çin’dir. İran, böyle bir tesis kurmuş ve işletmeye başlamıştır. Bu tesisler de topraktan çıkan U238 içinde bulunan % 0.7 oranındaki U235 miktarı %1.5 ile % 4 arasında artırılır. Ve bu malzeme sadece NS için yakıt çubuğu yapımında kullanılır.
Böyle bir tesise sahip bir ülke U235 zenginleştirme oranını %99 seviyesine çıkartıp bu malzemeden direkt Atom Bombası
Continue reading »


Etiketler: ,
Oca 27

yakitevreler.gifKlasik olarak yakıt, yanma ile ısı üretmek için oksijenle birleştirilebilen bir maddedir. İlave olarak, sahip olduğu ağır atomlarının parçalanması sonucu (fisyon) ısı üreten bir madde nükleer yakıt olarak adlandırılır.

Kuyudan çıkarılan ham petrol arabanın yakıt deposuna doğrudan konulamaz, bir baraj üzerine doğrudan elektrik ampulleri bağlanamaz, hatta odun bile kurutulmadan şömineye atılamaz. Aynı mantıkla, uranyum cevheri de doğrudan bir nükleer yakıtı teşkil etmez.

Fisyon sebebiyle ağır çekirdeklerin kullanılabilir bir ısı meydana getirmesi için, aşağıda şematik olarak gösterilmiş olan birçok endüstriyel evreyi içeren, bir yakıt çevriminin takip edilmesi gereklidir.Yakıt çevrimi, seçilen reaktör tipine ve çekirdekleri parçalanabilen veya parçalanabilen çekirdek doğuran izotop çiftinin seçimine bağlıdır. Alışılagelmiş hafif sulu reaktörlerin yakıt çevrimi evreleri aşağıdaki gibidir:

- Yeraltı madenlerinden uranyum cevherinin çıkarılması, açık havada asitle uranyumu çözeltiye Continue reading »


Etiketler: ,
Oca 27

20. yüzyıl, teknolojik ilerleme ve başarı bakımından aynı zamanda uygarlaşmış milletlerin birbirlerine sarf ettikleri şiddet içerici suçlamalar bakımından dikkate değerdir. Birkaç saat içerisinde, hatta bir anda bile insanoğlunun tümünü yok edebilecek nükleer silahların icadı ve nükleer enerjinin gelişmesi, medeniyet ve tehdit kavramlarını hiçbir yerde birbirine bu kadar yaklaşmamıştı.

Aralık 1938

Fermi, Nükleer Bölünme ( atom çekirdeğinin parçalanması )

Enrico Fermi, doğal güçleri kullanarak, nükleer güç üretimindeki katkılarından dolayı Fizik Nobel ödülünü kazanıyor. Fermi ilk defa Atomu parçalara ayıran fizikçi oldu. Ondan sonraki araştırmaları, nükleer enerji üretimi için öncülük oldu.

Aynı zamanda 1938 yılında, Alman Fizikçiler Lise Meither ve Otto Frisch uranyum atomunu parçalara ayırmayı başardılar. Ünlü bilim adamları bu süreci “nükleer bölünme (atom çekirdeğinin parçalanması)” olarak adlandırdılar.

Ağustos 1939

Einstein’ın Mektubu

Ünlü Fizikçi Albert Einstein ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt’e bir mektup göndererek, Alman araştırmacılarının atom bombası üzerinde çalıştıkları uyarısını yapar. Uyarıdan sonra Roosevelt, askeri içeriğini yani etkisini hesaba katmak ve göz önünde bulundurmak için özel komisyon kurdurur.

Aralık 1941

Pearl Harbor

Japonya’nın Pearl Harbor saldırısından sonra, ABD II. Dünya Savaşına girer.

Eylül 1942

Manhattan Projesi

Almanlardan önce atomik silah üretmek amaçlı, Manhattan projesi kurulur.

Temmuz 1945

Üçlü Deneme

ABD New Mexico yakınlarında Alamogordo’da ilk atom aracını patlatır.

Ağustos 1945

Hiroşima / Nagasaki

ABD üç günlük bir ara ile Japon şehirleri olan Hiroşima ve Nagasaki’ye atom bombalarını atar. Hesaplamalara göre,110.000 kişi meydana gelen şiddetli patlamadan ve oluşan esintiden sonra hemen ölürler. Radyasyon zehirlenmesinden aylar ve yıllar sonra da on binlerce insan hayatını kaybeder. Atom bombasının atılmasından birkaç gün sonra Japonya teslim olur böylelikle II. Dünya Savaşı sona ermiş olur.

Temmuz 1946

Bikini Mercanada

ABD Pasifik kıyılarındaki bikinili mercanadalarda atomik silah denemesi yapar. Denemeden dört gün sonra Paris Moda Gösteriminde kadın mayosu defilesi düzenlenir. Continue reading »


Etiketler:
Oca 27

nagasaki_bomb.jpgRadyasyon, dalga, parçacık veya foton olarak adlandırılan enerji paketleri ile yayılan enerjidir. Radyasyon, daima doğada var olan ve birlikte yaşadığımız bir olgudur. Radyo ve televizyon iletişimini olanaklı kılan radyodalgaları; tıbta, endüstride kullanılan x-ışınları; güneş ışınları; günlük hayatımızda alışkın olduğumuz radyasyon çeşitleridir.

images1.jpgRadyasyon genellikle bir atomun çekirdeğinde başlar. Atomları da, proton ve nötronların oluşturduğu bir çekirdek ve bu çekirdeğin etrafında dönen elektronlar oluşturur. Ağır elementler (çekirdeğinde 83 den fazla proton barındıranlar), kararsız oldukları için daha küçük atomlara dönüşürler. Bu parçalanma sırasında, çekirdekten parçacıklar ve enerji dalgaları ortaya çıkar. Bu yolla enerji veren elementlere radyoaktif elementler adı verilir.

Radyoaktif elementler temel olarak Alfa , Beta ve Gama olmak üzere, 3 ana tip enerji salınımında bulunurlar. Alfa radyasyonu, (+) yüklü parçacıklardan oluşur ve bir kağıt Continue reading »


Etiketler:
Oca 25

ai-10191.jpgJoseph Henry (d. 17 Aralık 1797 - ö. 13 Mayıs 1878) ABD’li bilim adamı. Elektromıknatısları yaparken, öz indüktansın elektromanyetik fenomenini keşfetti. Ayrıca Faraday’dan bağımsız olarak karşılıklı indüktansı da keşfetti, fakat sonuçlarını ilk yayınlayan Faraday idi. Elektromanyetik konusundaki çalışmaları elektrikli telgrafın bulunmasında temel oluşturdu.
İlk gençlikte tiyatroya ilgisi vardı. Profesyonel bir oyuncu olmaya çok yaklaştı.

1819 yılında bedava egitim veren Albany Akademisine girdi.Bedava egitim görmesine ragmen çok fakirdi ve verdiği özel derslerle maddi açıdan kendini desteklemesi gerekti. Sonunda eczacılık alanında eğitim görmeye karar vermişti. 1824 yılında mühendis asistanı olarak çalıştı. Bu olay ona bir makine mühendisi olmak için ilham olmuştur.

1826 yılında Albany Akademisine matematik ve doğa felsefesi profesörü olarak atandı. Elektromanyetik ile ilgili çalışmalara başladı. William Sturgeon’un elektromıknatıs modelini geliştirerek, bir demir parçasının üstüne sıkı sarılmış ve izole edilmiş tel kullanarak çok daha güçlü bir elektromıknatıs elde etmiştir. Bu mıknatıs zamanının en güçlü elektromıknatısı olmuştur. Ayrıca iki elektrotlu bir pile bağlanmış bir Continue reading »


Etiketler: , ,
Oca 25

Balon, ısıtılmış hava ya da hafif bir gazla (helyum , hidrojen) doldurulan atmosferde uçabilen küredir.

mk.jpg

Konu başlıkları
1 Uçma prensibi
2 Kumanda etme
3 Balonun parçaları
4 İlk uçuş
5 İlk İnsanlı Uçuş
6 Hidrojen Balonu
7 Bilimsel Amaçlı Uçuşlar

Uçma prensibi

Balonun havada yükselmesi , suya atılan bir cismin yüzmesiyle aynı ilke olan Arşimetin kaldırma prensibine dayanır.Bir balon yerini kapladığı havanın ağırlığı kendi ağırlığına eşit oluncaya kadar yükselir.Yükseklik arttığında havanın yoğunluğu azaldığından ağırlık dengelenir ve balon daha yükseğe çıkamaz. Eğer daha yükseğe çıkmak isteniyorsa ağırlığın azaltılması , alçalmak isteniyorsa da balonun içindeki havanın azaltılması gerekmektedir.
Kumanda etme

Balonlar bir yerden bir yere ulaşmak için elverişli araçlar değildirler sadece dikey hareket kontrolü vardır ve rüzgarla sürüklendiklerinden yatay yönlendirme imkanları yoktur. Ulaşım aracı olarak kullanılan güdümlü balonlar olan zeplinlerin sürüklenerek değil itme Continue reading »


Etiketler: , ,