Ara 20

İSMİN -İ HALİ (AKKUSATİV)

Almanca’da isimler (biraz ileride vereceğimiz istisna dışında) artikelleri değiştirilmek suretiyle
-i haline getirilirler.Artikeller ise şu şekilde değiştirilirler:

Artikeli “der” olan isimleri -i haline sokmak için, “der” artikelini “den” şeklinde değiştiririz.
Artikeli “das” veya “die” olan isimlerde ve artikellerinde ise hiçbir değişiklik yapılmaz.
Artikel olarak “eine” kelimesi de -i halinde değişmeden aynen kalır.
Artikel olarak “ein” kelimesi ise değişikliğe uğrayarak “einen” şeklini alır.(der için)
Artikel olarak “keine” kelimesi de değişmeden aynen kalır.
Artikel olarak “kein” kelimesi ise değişikliğe uğrayarak “keinen” şeklini alır.

Şimdi yukarıda bahsettiğimiz istisnayı inceleyelim;
İsimlerin çoğulunu anlatırken bazı isimlerin sonlarına -n veya -en takıları alarak çoğul olduklarını
belirtmiştik.Bu isimler son harfleri -schaft, -heit, -keit, -in, -lei, -rei, -ung olan isimlerdi.
Bu belirtilen isimlerden artikeli “der” olanlar, ismin -i haline çevrilirken “der” artikeli “den” olur
ve kelime çoğul haliyle kullanılır.Yani çoğulda sonlarına -n veya -en takılarını alan ve artikeli
“der” olan tüm isimler, ismin -i halinde daima çoğul yazılışlarıyla kullanılırlar.Bu istisna Continue reading »


Etiketler: , , , , ,
Ara 20

ARKEOJEOFİZİK VE JEOFİZİK

Arkeolojik aramalarda, çevre dostu olan jeofizik, yoklama (sondaj) kazılarından önce başvurulan ve yeraltında gömülü kalıntıların yer, biçim, uzanım, derinlik özelliklerini üç boyutta veren tek bilimsel yöntemdir. Jeofizik aygıtlarla yeraltının hız, iletkenlik, yoğunluk, mıknatıslanma, sıcaklık gibi fiziksel özellik değişimleri, yeraltına im (sinyal) yollanarak saptanır. Çok gelişmiş elektronik ve bilgisayar teknolojisi ürünü olan bu aygıtlar; yeraltı radarı, mikrogravimetre, magnetometre, termal infrared, NMR, elektro çeker, spectral elektromagnetik, uydu çekimleri, sismik ve metal detektörler olarak sayılabilir.
Jeofiziğin; arkeoloji, kent tasarlanması (planlanması) ve arazi kullanımında dünyada çok yaygın uygulama alanları vardır. Jeofizik bilimi ile arkeolojik kazı yönlendirilerek, kalıntılar bozulmadan, daha çabuk, daha az giderle çıkarılır.
Bugün dünyada, kentsel tasarımlar (planlar) yapılmadan önce yeraltı jeofizik haritaları mutlaka istenmektedir. Batı ve Doğu Berlin’in birleşmesiyle, bugünlerde yeniden kent tasarımı ve alan kullanımı yapılan Berlin’de özel bir jeofizik işletmesi Berlin yeraltı kalıntıları için benzer jeofizik araştırmalar yapmaktadır. İstanbul Boğazı gibi değerli boş arsaların olduğu yerlerde eski bir Continue reading »


Etiketler: , , , , , , ,
Ara 19

Bölüm 1: Arkeolojinin Tanımı:

a.Kelime Anlamı:

Arkhaio: eski (yunanca)
logos: bilim (yunanca)

Arkeloji kelimesi bu iki kelimenin birleşiminden oluşmuştur. Yani kelime manası ile eskinin bilimidir. Arkeolog terimi M.S.’nin ilk yüzyıllarına kadar Yunanistan’da sahnede dramatik mimiklerle eski efsanleri canlandıran aktörler için kullanılıyordu. Bugünkü anlamını ise 17. yüzyılda yaşamış bir doktor ve Lyons antikaları uzamanı olan Jacques Spon tarafından kazandırılmıştır.

b.Kavram olarak Arkeoloji:
Geçmişte yaşayan insanların elinden çıkan, yarattığı her türlü eseri keşfeden, bilimsel yöntemlerle ortaya çıkaran, inceleyen bilim dalı. Tarihteki eksik noktalar, biinmeyenler yine arkeloji tarafıdan ortaya çıkarılır.
Arkeoloji birçok bilimle işbirliği içinde çalışmaktadır. Bunların başında tarih ve sanat tarihi gelir. Bunlar dışında da jeomorfoloji, kronoloji, staitigrafi , antropoloji, botanik ve nümizmatiği sayabiliriz.

c.Diğer tanımlar ve yorumlar:
İnsanın geçmişini geride bıraktığı maddi kültür belgelerine dayanarak inceleyen bilim dalı. Maddi kültür belgesi, uygarlık tarihinin başlangıcından, yani insanoğlunun ilk aleti yarattığı andan bu güne değin, gene insanın yaptığı ya da doğada bulduğu biçimi ile kendi gereksinimleri için Continue reading »


Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,
Ara 18

>arm-armer(Fakir) Ali ist arm,
Fatma ist armer als er.

>bequem-bekuemer(Rahat) Der Stuhl ist bequem,
dieser Stuhl ist bequemer als er.

>billig-billiger(Ucuz) Kaffee ist billig,
Milch ist billiger als er.

>blank-blanker(Parlak) Die Schuhe sind blank,
diese Schuhe ist blanker als sie.

>brav-braver(Uslu) Die Kinder sind brav,
dieses Kind it braver als sie.

>bunt-bunter(Renkli) Der Baum ist bunt,
die Blumen sind bunter als er.

>bezüglich-bezüglicher(İlgili) Der Schüler ist bezüglich,
der Lehler ist bezüglicher als er.

>dumm-dummer(Aptal) Die Maus ist dumm,
der Frosch ist dummer als sie.

>falsch-falscher(Yanlış) Meine Frage ist falsch,
deine Frage ist falscher als sie.

>finster-finsterer(Karanlık) Das Zimmer ist finster,
dieses Zimmer ist finsterer al es.

>fleißig-fleißiger(Çalışkan) Berna ist fleißig,
Roland ist fleißiger als sie.

>faul-fauler(Tembel) Orhan ist faul,
Zeynep ist fauler als er.

>froh-froher(Neşeli) Helga ist froh,
Hans ist froher als sie.
>frisch-frischer(Taze) Die Melone ist frisch,
die Banane ist frischer als sie.

>freucht-freuchter(Islak) Der Stuhl ist freucht,
die Sessel ist freuchter als er.

>geschiet-geschieter(Zeki) Alper ist geschiet,
Murat ist geschieter als er.

>gesspant-gesspanter(Heyecanlı) Jale ist gesspant,
Hüseyin ist gesspanter als sie.

>geizig-geiziger(Cimri) Mehmet ist geizig,
Dila ist geiziger als er. Continue reading »


Etiketler: , , , ,
Ara 08

Felsefe bilimle çeşitli ortak özellikler paylaşır: a) Her ikisi de genel olarak akıl adına konuşurlar ve kendilerini akla dayanan gerçeklerle haklı kılmaya çalışırlar; b) her ikisi de kavram ve soyutlamalar kullanarak ilke ve yasalara varmak isterler, genellemeler yaparlar.

Öte yandan onlar arasındaki farklılıkları da şu genel başlıklar altında toplamak mümkündür: a) Bilimin kavram ve soyutlamaları felsefeninkilere göre daha az geneldir ve özel alanları konu alır; b) felsefenin hem olguları hem de değerleri ele almasına karşılık bilim ancak olgularla veya ancak bir olgu olarak değerlerle ilgilenir (insan bilimleri veya sosyal bilimler); değerler, anlamlar, idealler, erekler böyle olmaları bakımından bilimin konusu olmazlar. Daha basit bir değişle bilim ele aldığı konular üzerinde iyi, kötü, doğru, yanlış, haklı, haksız vb. türünden değer hükümleri veremez, onlara erekler, idealler, anlamlar yükleyemez; c) bilimin önermelerinin doğrulanabilmelerine (tahkik edilme, verification) karşılık felsefenin önermeleri dar anlamda doğrulanamazlar. Bilime dayanarak hesaplamalar yapıp öndeyilerde (prediction) bulunma imkânına sahip olmamıza karşılık felsefede böyle bir şey söz konusu değildir; d) bilimsel Continue reading »


Etiketler: , , , , ,
Ara 08

1. BASIN İŞLETMELERİNDE ÖRGÜTSEL MODELLER Basın sektöründe faaliyet gösteren kuruluşlar, idari ağlarını kurarken diğer işletmelerden farklı olarak pek çok değişik faktörü göz önünde bulundurmak zorundadırlar. En geniş anlamıyla ‘kültürel işletmeler’ olarak da anılan medya işletmeleri, ürünün sürekli değişen karmaşası ve buna bağlı olarak değişen pazarın yapısını, talep ve isteklerin belirsizliğini yok sayamaz. Raf ömrü birkaç saate kadar düşebilen bu ürünleri imal eden kurumların da diğer geleneksel örgütsel yapı modellerini kullanmaları mümkün değildir. Bu nedenledir ki, özellikle büyük basın işletmelerinde uzmanlaşma ve yetki sınırlarının karmaşık yapısı ve ekip çalışmasının zorluğu, bölümler arası sınırların kesin olmaması gerekliliği dahil tüm olumsuz yanlarına rağmen örgütlenmede bir devrim sayılan matris örgüt yapısı tercih edilmektedir. Ancak matris örgüt yapısına gelmeden önce basın işletmelerinde kullanılan diğer örgüt modellerine de kısaca değinmekte yarar var. 1.1. DİKEY ÖRGÜT MODELİ: En basit ve ilkel model olan bu modelde her işgören bir yöneticiden emir alır ve her yönetici sadece kendisine bağlı olan işgörenlere emir verir. Yöneticiler emir-komuta zinciri çerçevesinde kendi denetim alanlarında yapılan tüm işlerden sorumludur. Özellikle küçük işletmelerde sıkça kullanılan bu basit yapının avantajları Continue reading »


Etiketler: , , , , , ,

Sitemizin Sponsorluğu Güzel SözlerSitesi Tarafından Yapılmaktadır