Eki 23

Vajinitvajina mukozasının enflamasyonudur ve genelde aşağıdaki üç kategoriye ayrılır:
• ”’Hormonal vajinit”’ doğum sonrası veyamenopoz sonrası kadınlarda görülenatrofik vajiniti de kapsar.Vajina duvarlarının ince ve kuru olmasından kaynaklanır.Bazan ergenlik öncesi genç kızlarda da olabilir. Kaşınma, yanma ve acı olabilir.Vajinal dokunun incelmesi enfeksiyonlara yol açabilir

• ”’İrritan vajinit”’ alerji yapan veya tahriş eden maddelerden kaynaklanır.Alerji nedeniprezervatif,spermatisit, sabun, parfüm,vajinal duş vemeni olabilir.Sürtünme, kumaşlar,tampon veya kremler de tahrişe neden olabilir. Bunların neden olduğu enflamasyon vajinal akıntıya neden olabilir.

• ”’Enfeksiyöz vajinit”’ üreme yaşında kadınlardaki vajinitlerin %90′ını oluşturur.Bakteriyel enfeksiyon vajinitlerin en sık nedenidir.Genelde ” Candida albicans” (bir mantar), ”Trichomonas vaginalis” (bir protozoa) veyaGardnerella (bir bakteri) tarafından meydana gelir.Daha ender enfeksiyonlarbel soğukluğu,klamidya,mikoplazma,herpes,kampilobakter ve bazıparazitlerdir.
Önemi
Vajinit başta zararsızdır.Ancak, eğer enfeksiyöz bir organizma ona neden olmuşsa (örneğin Continue reading »


Etiketler: , , , , , ,
Eki 23

Ergenlik hızlı büyüme ve gelişmenin olduğu kız-erkek cinsel özelliklerinin belirdiği iki-üç yıllık ilk gençlik dönemini kapsar. Kızlar erkeklerden 1-2 yıl önce ergenliğe girer,büyüme ve cinsel olgunluklarını 1-2 yıl erken tamamlar. Ergenlik her çocukta ayrı yaşlarda başlar. Ergenliğin fizyolojik değişiklikleri kızlarda ilk aybaşı kanamasıyla,erkeklerde ise erlik gözelerinin (sperm) yapımıyla doruğa ulaşır.

Genellikle ergenlik ve gençlik çağı en sağlıklı yaşam dönemidir. Çocukluk hastalıkları geride kalmıştır. Yetişkinlik çağına özgü hastalıklar ise çok uzaktır. Hastalıklardan ileri gelen ölüm oranı 10 yaşından sonra birden düşmektedir. Ergenlik döneminde görülen ölümlerin başlıca iki nedeni vardır: Trafik kazaları ve intihar.

Ergenliğe özgü denebilecek tek hastalık belki de ergenlik sivilceleridir. Ter ve yağ bezlerinin Continue reading »


Etiketler: , , , , , , ,
Eki 23

UYKU BOZUKLUKLARI
Uyku bozuklukları ile ilgili sınıflandırma klinik bulgular, semptomlar, başlangıç yaşı ve öykü göz önünde bulundurularak yapılmıştır. Uyku ve uyanıklık bozuklukları, Uyku Bozuklukları Derneği ve Uyku Psikofizyolojisi Derneğince 4 grupta incelenmektedir;
İNSOMNİA: İnsomniak hastalar yetersiz uyku, uykuya dalma güçlüğü, uykudan uyanma ve prematüre sabah uyanıklığı (uykuya başlama ve sürdürmede bozukluk) dan yakınrlar.
AŞIRI UYUMA (aşırı gündüz uykusu): Bu grup ortak bir çok semptomu içeren değişik hetorojen organik ve fonksiyonel durumu içerir. Ek olarak gün içinde uygunsuz periodlarda aşırı uyuma ve bilinçte boşluklar olabilir, nadiren uyku periodu 24 saat e kadar uzayabilir, uynıklık dönemlerinde ise motor koordinasyon bozulabilir.
SİRKADYEN UYKU UYANIKLIK RİTM BOZUKLUKLARI: Bu durumda uyku-uyanıklık siklusu çevresel gece gündüz siklusuna uymaz. Hastalarda subjektif yorgunluk, uygunsuz zamanlarda uyuma , uyanıklık sırasında bozuk dikkat ve zayıf performans vardır.
PARASOMNİA: Bu bozuklukta uykudan önce, sonra veya uyku esnasında birçok fizyolojik ve Continue reading »


Etiketler: , , , , , , ,
Eki 23

PROTEİNLER

Birbirlerine peptit bağlarıyla bağlı aminoasitlerden oluşan organik molekülleri belirten terim.Proteinler(protitlerde denir),bütün canlı mekanizmaların yapı ve işlevlerini sürdüre bilmeleri için zorunlu moleküllerdir(protein terimi ,Yunanca “birincil”anlamına gelen proteios sözcüğünden türetilmiştir).birbirlerinden farklı birçok özellikleri ve çeşitli işlevleri vardır.Sözgelimi enzimler,hemoglobin,kemiklerin,kas kirişlerinin ve derinin kollageni ile bazı hormonlar proteindir.

ÖRNEĞİN:

Kanda şeker seviyesini düzenleyen İnsülin, glukagon hormonları . Dolayısıyla proteinler düzenleyici rol oynarlar.
Depo protein olarak albümin, yılanlarda zehir üretilmesi ayrıca yakılmalarında CO2 , H2O, H2S, NH3, üre, ürik asit gibi artık maddeler oluşur.
Proteinler hücrelerin madde alış verişini sağlayan osmotik basıncın oluşmasında etkilidir.
Karbonhidratlardan ve yağlardan farklı olarak C, H, O’ nun yanında N ve bazen de S bulundurur. Continue reading »


Etiketler: , , , , , , ,
Eki 23

Birbirlerine peptit bağlarıyla bağlı aminoasitlerden oluşan organik molekülleri belirten terim.Proteinler(protitlerde denir),bütün canlı mekanizmaların yapı ve işlevlerini sürdüre bilmeleri için zorunlu moleküllerdir(protein terimi ,Yunanca “birincil”anlamına gelen proteios sözcüğünden türetilmiştir).birbirlerinden farklı birçok özellikleri ve çeşitli işlevleri vardır.Sözgelimi enzimler,hemoglobin,kemiklerin,kas kirişlerinin ve derinin kollageni ile bazı hormonlar proteindir.

ÖRNEĞİN:

Kanda şeker seviyesini düzenleyen İnsülin, glukagon hormonları . Dolayısıyla proteinler düzenleyici rol oynarlar.
Depo protein olarak albümin, yılanlarda zehir üretilmesi ayrıca yakılmalarında CO2 , H2O, H2S, NH3, üre, ürik asit gibi artık maddeler oluşur.
Proteinler hücrelerin madde alış verişini sağlayan osmotik basıncın oluşmasında etkilidir.
Karbonhidratlardan ve yağlardan farklı olarak C, H, O’ nun yanında N ve bazen de S bulundurur. Esas görevi yapı maddesi olmaktır. Yapıtaşları amino asitlerdir. Yüksek sıcaklık proteinlerin yapısını Continue reading »


Etiketler: , , , , , ,
Eki 23

Sıcak bir şeyin veya yakıcı bir maddenin etkisiyle vücudun herhangi biryerinde meydana gelen hücre ve doku bozulmasına yanık denir. Kimyevi maddeler, kuru ısı, elektrik, alev, radyasyon ve benzeri fiziki tesirler sebebiyle meydana gelen doku hasarı. İleri memleketlerde her geçen gün yanık yaralanmalarında bir artma dikkati çekmektedir. Yanık; vücutta sistemik (genel) bozukluklar meydana getirmesi, hastaya olan aşırı hasarı ve meydana gelen psikolojik yönlerinin yanında aileye yüklediği masrafla büyük bir felaket olarak karşımıza çıkmaktadır. Kalp hastalığı ve kanser gibi hastalıklara nispetle ölüm sayısı düşük olmakla birlikte, yanıklı hastalarda kaybolan iş gücü süresi daha fazladır. Bunda yanıkların genç yaşlarda daha fazla görülmesinin de rolü vardır.

Ülkemizde elektrik yanıkları oldukça sık görülür. Sıcak su yanıklarında ölüm, alev yanıklarından daha azdır. Küçük çocuklarda çok defa sıcak su ile haşlanma şeklinde yanıklar meydana gelmektedir. 3-14 yaşları arasındaki çocuklarda ise daha çok alev ve elektrikle olan yanıklara rastlanmaktadır. 15-60 yaşları arasındaki kimselerde iş kazaları sonucunda yanıklar olmaktadır.

45°C’lik bir ısı enerjisiyle olan yanıklar kolayca düzelirler. Bunun üstündeki enerjiler vücuttaki proteinlerin parçalanmasına, doku ölümlerine yol açarlar. Eğer yanık sathi ve küçük bir alanda ise Continue reading »


Etiketler: , , , , , ,

Sitemizin Sponsorluğu Güzel SözlerSitesi Tarafından Yapılmaktadır