Şub 29

Berlin Duvarı’nın 1989 yılında çöküşünün ardından, 1990′lı yıllardan itibaren hemen her alanda sıkça karşılaştığımız küreselleşme sözcüğü, günümüzde sadece ekonomik bir kavram olarak değil, içinde bulunduğumuz uluslar arası sistemi tanımlamak için de kullanılmaktadır.

Küreselleşme, ekonomiden siyasete, sosyal politikadan kültüre, hemen hemen yeryüzünün her alanındaki değişimi ifade etmek için kullanılan “sihirli” bir sözcük haline gelmiş; ünlü sosyolog Peter Burger’ın deyimiyle, Alman kömür endüstrisindeki gerilemeden, Japon gençlerinin cinsel alışkanlıklarını açıklamaya kadar geniş bir alanda kullanılan “klişe”ye dönüşmüştür.

Burger’ın görüşlerine paralel bir biçimde adeta geçmiş ve geleceğin kapılarını açacak anahtar bir kavram olarak görülen küreselleşmeyi Bauman’da “parolaya dönüşmüş moda bir deyim” olarak değerlendirmektedir. Kavram olarak “küresel” (global) sözcüğünün kökeni, 400 yıl öncesine gitse bile “küreselleşme” (globalization), oldukça yenidir. İlk olarak 1960′larda ortaya çıkan küreselleşme kavramı, 1980′lerde ise sıkça kullanılmaya başlanmıştır. 1990′lara gelindiğinde de bilim adamlarının önemini kabul ettiği anahtar bir sözcük haline gelmiştir.

“Amatör bir kameranın tespit ettiği bu çatışma…”, “Uydu tarafından ekranlara yansıyan alınmış Continue reading »


Etiketler: ,