Eki 31

KİTABIN ADI; BİZ İNSANLAR
KİTABIN YAZARI; PEYAMİ SAFA
YAYIN EVİ; ÖTÜKEN
BASIM YILI; 1987

1.KİTABIN KONUSU : AŞIK OLAN BİR İNSANIN DÜŞÜNME KABİLİYETİNİ NASIL KAYBETTİĞİ VE GERÇEKLERİ GÖREMEMESİ

2.KİTABIN ÖZETİ :KURTULUŞ SAVAŞI ZAMANINDA ZENGİN HALKTAN BAZILARI KENDİ ÇIKARLARI İÇİN İŞGALCİ DEVLETLER İLE YANKINLAŞMA İÇERİSİNE GİRER.ORHAN O DÖNEMDE YATILI OKULDA ÖĞRETMENLİK YAPMAKTADIR.TALEBELERİNDEN TAHSİN, SINIF ARKADAŞI CEMİL’İN KAŞINI TAŞ ATARAK PATLATIR.ORHAN,CEMİL’İN TEDAVİSİNİ YAPTIRIP ANNESİNİN YANINA GÖTÜRÜR.TAHSİN’İN CEMİL’E TAŞ ATMASININ NEDENİ ‘EŞŞEK TÜRK’ DİYE HİTAP ETMESİDİR. ORHAN KÖŞKTE CEMİL’İN ABLASI VEDIA’YI GÖRÜR.İLK BAKIŞTA BİRŞEY YOK ZANNEDER FAKAT AŞIK OLMUŞTUR.ORHAN TAHSİN OLAYINDAN SONRA OKULDAN İSTİFA EDER.ÇÜNKÜ ORHAN’A GÖRE CEMİL’İN BİLMEYEREK BÜTÜN TÜRK HALKINA HAKARET ETTİĞİNİ DÜŞÜNÜR.ARTIK ORHAN’I AÇLIK VE YOKSULLUĞUN HÜKÜM SÜRDÜĞÜ GÜNLER BEKLEMEKTEDİR.KAR FIRTINASININ OLDUĞU BİR AKŞAM ORHAN YATAĞINDA SOĞUKTAN YATAMAZ.EN YAKIN CADDEYE ÇIKIP SON PARASIYLA SICAK BİR ÇAY İÇMEK İSTER.GİTTİĞİNDE KAHVEHANE KAPALIDIR VE OLDUĞU YERE DÜŞER.KAHVECİNİN ERKEN GELMESİYLE HAYATI KURTULUR VE ÖĞRETMENKEN EN İYİ ANLAŞTIĞI NECATİ’NİN EVİNE GİDER.NECAT’İ ORHAN’A BİR ARKADAŞININ ÇEVİRMEN ARADIĞINI SÖYLER.ARTIK ORHAN’INDA PARASI VARDIR. ESKİ ANILAR Continue reading »


Etiketler: , , , , , ,
Eki 18

Hindistan’daki Türk-İslâm hânedanlarından.
Hânedanın kurucusu ve ilk hükümdarı Gıyâseddin Tuğluk, Kalaçların son sultanı Kutbeddîn Mübârek Şah zamanında (1316-1320), Pencab ve Sind’de valiydi. Halacîler saltanatına son veren Nâsıreddîn Hüsrev Şahın sultanlığını tanımayarak, Delhi üzerine yürüdü. Sultan Raziye Türbesinin yakınındaki Lahravat mevkiinde, Nâsıreddîn Hüsrev Şahı, büyük bir bozguna uğrattı. 6 Eylül 1320’de, Delhi tahtını ele geçirdikten sonra, yakınlarının ısrarı ile, sultanlığını ilan etti. 1323’te Kakatiya racalığını, 1325’te Bengal’i aldı. Gıyâseddin Tuğluk Şahın, aynı yıl Delhi’de ölümü üzerine, yerine oğlu Muhammed geçti.

Gıyâseddin Muhammed Şah, edebiyat ve fennî ilimlerde mütehassıs olduğu kadar mahir bir kumandandı. Devlete malî destek için yeni vergiler koydu. Moğol Tarmaşiri’nin Mâverâünnehir’e taarruzuna, 1329’da muvaffakiyetle karşı koydu. Moğol işgalindeki Orta Asya’yı zaptetmek için, Pamir yolu ile sefer düşündüyse de gerçekleştiremedi. Türk ve İslâm âlemiyle devamlı temasta Continue reading »


Etiketler: , , , , , ,
Ağu 16

Cafer Seydahmet Kırımer ( 01.09.1889)- (03.04.1960)
“Bir millette şerefin,haysiyetin, namusun ve insanlığın vücut ve beka bulabilmesi, o milletin hürriyet ve istiklaline sahip olmasıyla kaimdir”
Cafer Seydahmet Kırımer

1 Eylül 1889′da Kırım’ın Yalta şehrine bağlı Kızıltaş köyünde doğmuştur.İlk tahsilini Kırım’da orta ve lise tahsilini Istanbul’da yapmıştır.1911′de Paris’e giderek Hukuk Fakültesine devam etmiş,Birinci Dünya Savaşı’nın başlaması üzerine Kırım’a dönmüştür.Kırım’da yakın arkadaşlarıyla birlikte inkılapçı gizli bir teşkilat kurmuştur.

1917′de Rusya’da ihtilal başladığı zaman Beserabya cephesinde asker olan Cafer Seydahmet Kırımer, Odesa’ya geçmiş,buradan temas kurduğu Kırım’daki arkadaşlarından Çelebi Cihan’ın başmüftülüğe,kendisinin de Vakıf İşleri Müdürlüğü’ne seçildiğini öğrenmiştir.

Rusya’daki ihtilalin memleketi anarşi içerisine düşürmesi, Kırım’daki aydınları yeni teşebbülere sevketti.Cafer Seydahmet Kırımer seçim kanununu,kurulacak cumhuriyetin anayasa taslağını hazırladı.Kerson’daki Kırımlı süvarileri Kırım’a getirdi.Kurultay açıldıktan sonra 9 Aralık 1917′de Kırım Cumhuriyeti ilan edilince, Çelebi Cihan’ın başkanlığındaki hükümette Harbiye ve Hariciye Bakanı oldu.Bolşeviklerle yapılan Alma Savaşlarındaki mağlubiyet üzerine Besarabya’daki Türk birliklerini Kırım’a getirmeye teşebüs etti.

Kırım’ın Almanlar tarafından işgal edilmesi üzerine kurultay yeniden toplandı.Süleyman Sulkiev’in kurduğu hükümette Hariciye Bakanı oldu.Almanlar Kırım’dan çekildikten sonra Bolşeviklerin Kırım’ı yeniden işgali sırasında Cafer Seydahmet Kırımer, Kırım Melisi’nin tam yetkili temsilcisi sıfatıyla Türkiye ve Avrupa’da bulunuyordu.

Cafer Seydahmet Kırımer’in bundan sonraki hayatı, 1921-1922 yıllarında Kırım’da vukua gelen açlığa mani olma ve yardım sağlama,Rus mahkumu Türk ve müslüman topluluklarının temsilcileriyle birlikte kurduğu teşkilatlar vasıtasıyla davasını dünyaya anlatma,İkinci Dünya Savaşı sırasında muhtelif sebeplerle Almanya ve Avrupa’nın diğer ülkelerinde bulunan Kırımlı kardeşlerine, o günün şartları içerinde yapılabilecek yardımları yapmak,bu maksatla muhtelif hükümetlerle temas kurmak,kitap ve makale yazmak,konferanslar vermek gibi Kırım ve Türk Dünyasına hizmetle geçmiştir.

3 Nisan 1960′ta saat: 22.00 de beyin kanamasından Istanbul’da vefat etmiştir.

ESERLERİ

1-Yirminci Asırda Tatar Millet-i Mazlumesi,Istanbul,1911(Şahap Nezihi takma adıyla)
2-La Crimeé (Fransızca), Lozan, 1921
3-Krym (Lehce) , Varşova, 1930
4-Rus Inkılabı, İstanbul, 1930
5-Gaspıralı İsmail Bey, İstanbul, 1934
6-Rus tarihinin Inkılaba,Bolşevizme ve Cihan İnkılabına sürüklenmesi(konferans dizisi), Istanbul,1948
7-Mefkure ve Türkçülük,İstanbul, 1965(konferans ve yazıları)
8-Unutulmaz Gözyaşları,İstanbul, 1975
9-Nurlu Kabirler, İstanbul,1992
10-Bazı Hatıralar, İstanbul, 1993


Etiketler: , , , , , ,
Ağu 16

Nesim Malki
Nesim Malki
Musevi asıllı işadamı Malki, 28 Kasım 1995′te Bursa’da Özdilek Tesisleri önündeki trafik ışıklarında düzenlenen saldırı sonucu öldürüldü. Tunca Tekstil’in sahibi olan Nesim Malki, piyasaya faizle para vermesiyle tanınıyordu.

Ölmeden bir süre önce Trabzonspor Kulübü eski başkanlarından Sadri Şener’in iflasına neden oldu. Bu nedenle kurşunlanan Malki, olaydan kılpayı kurtuldu.

Kıbrıs’ta 1993 yılında Tunca Bank’ı kurdu ve Genel Müdürlüğü’ne Emlakbank’ın eski Genel Müdürü Şükrü Karahasanoğlu’nu getirdi. Kısa bir süre sonra Bank Indosuez Türkiye’yi satın aldı.

Ancak bu satış Hazine engeline takıldı. Malki’nin uyarılarına rağmen Sümerbank ihalesine giren ve 103.7 milyon dolara satın alan Hayyam Garipoğlu’nu desteklemesinin de ölümüyle ilişkisi olduğu ileri sürüldü.

Malki’den birkaç gün önce öldürülen Yener Kaya’nın da Malki ile ilişkili olduğu, kimi tekstil hisselerinin işlemlerini kontrol ettiği iddia edildi. Malki cinayetiyle ilgili olarak yakalanan ilk kişi Mehmet Sümbül oldu.

Sümbül’ün sorgulanmasının ardından, ünlü işadamı Hayyam Garipoğlu, Bursa Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi eski Müdür Yardımcısı Yusuf İlhan ve Malki’nin ortağı Erol Erkohen’in yanı sıra şu kişiler de gözaltına alındı:

Firari tetikçi Oğuz Işık’ın yeğeni Zeki Işık, İlhan Öztürk, Ömer Eker, Arif İrfan Eker, ANAP milletvekili adayı Fazlı Taştan, Malki’nin sahibi olduğu Tunca Tekstil’in mali işlerinden sorumlu müdürü Bayram Bozdemir, cinayet sırasında şoförlüğünü yapan Cengiz Ülksel, tetikçilerden Burhanettin Türkeş’in baldızı, çetenin kasası Hamide Aykaç, olay tarihinde Evcil’in baş muhasebecisi olan Sabri Köroğlu, Ahmet Ersöz, Esat Özgür, Mehmet Hanefi Kaya, Bursa Terörle Mücadele Şubesi’nde görevli eski polis memurları Eyüp Garip, Atilla Yılmaz ve Erdem Acar, Mehmet Sümbül’ün eşi Mine Sümbül.

İlk yakalanan Mehmet Sümbül
Mehmet Sümbül, polise verdiği ifadede, cinayet silahlarını, Yalova’dan feribotla İstanbul’a gelirken denize attıklarını söyledi. Gözaltındaki polis memurlarının, olay öncesi istihbarat yaptıkları, bazı sanıkların, sadece Nesim Malki ile iş ilişkileri nedeniyle sorgulandıkları belirtildi.

Malki’nin öldürülmesi olayında azmettirici olarak Erol Evcil, Mehmet Sümbül, Şükrü Elverdi, Oğuz Işık ve Burhanettin Türkeş uzun süre arandı.

Malki’nin öldürülmesinden iki yıl sonra cinayetle ilgili olarak iki polis başmüfettişinin hazırladığı rapor, Emniyet Genel Müdürlüğü’nü karıştırdı.

Dönemin Emniyet Genel Müdürü Alaaddin Yüksel, kendisinin görevlendirdiği müfettişlerin raporunu Teftiş Kurulu Başkanlığı’na gönderdiğini söylerken, Emniyet Genel Müdürlüğü’ndeki incelemede raporun kaydı bulunamadı.

Bu arada Malki cinayetinin tetikçilerinden olan Oğuz Işık’ın Macaristan’da yakalandığı ancak mahkeme tarafından serbest bırakıldığı ortaya çıktı.

Bursa’da faaliyet gösteren ülkücü Burhanettin Türkeş’in Alaattin Çakıcı’yla yaptığı telefon görüşmesinin kasedini ele geçiren polis, Erol Evcil’in bağlantılarına ulaştı.

Daha sonra Evcil’in cinayeti planladığı öne sürülen Mehmet Sümbül’le ilişkisini belirleyen polis, Malki’nin bürosundaki araştırmada, Evcil’in Malki’ye kestiği yüklü miktardaki çeki ele geçirdi. Çakıcı’nın Fransa’da yakalanmasının ardından Malki dosyasını yeniden açan polis, cinayeti iki ipucu sayesinde çözdü.

İşadamları da zanlı
Kasım 1998′de soruşturma kapsamında, işadamı Hayyam Garipoğlu gözaltına alındı. Garipoğlu, öldürülmeden önce yoğun ticari ilişkisi bulunduğu Malki’nin “Sümerbank’ın gerçek sahibi olduğu” yolundaki iddialarla ilgili olarak sorgulandı.

Soruşturma sırasında Evcil’in eski sevgilisi olan Gülben Ergen de gözaltına alındı. Evcil’le ilişkisi olduğu iddiaları soruşturulan İzmir Emniyet Müdürü Ahmet Demir ise görevinden uzaklaştırıldı.

Malki soruşturması kapsamında gözaltına alınan Bursalı işadamı Fazıl Taştan ve Muharrem Kutay ise İstanbul DGM’de verdikleri ifadenin ardından serbest bırakıldı.

Taştan, serbest kaldıktan sonra yaptığı açıklamada, “Bu olayın failleri ve azmettirenleri daha çok çıkar. Bu konuda bir şey bilmediğimi söyledim. Ama, bana kalırsa, bu hadiseyle ilgili, bilgisi olanları Bursa Stadyumu’na doldursanız almaz. Kanaatime göre, Erol’un bunu yaptığına hala inanmıyorum” dedi.

Korkmaz, “Çakıcı, Malki’yi üstüme yıkıyor”
İşadamı Korkmaz Yiğit’in kendisine ait televizyonlarda yaptığı açıklamalar ise gündeme bomba gibi düştü. Yiğit, kasette Çakıcı’nın Malki cinayetini kendisine yıkmak istediğini şöyle anlattı:

“Nesim Malki ile öldürülmeden dört ay önce tanıştım. O dönemde Hayri Kozakçıoğlu ile görüştürdüm. Ona Çakıcı’dan tehdit aldığını söyledi. Cağaloğlu’ndaki valilikten ayrıldık. Hemen Çakıcı beni aradı. ‘Nesim benim ekmek kapım, bakmakla yükümlü olduğum yüzlerce kişi var. Onu koruma. Senin araban kaza yapabilir. Ondan uzak dur’ dedi.”

” Sesini duyduğumda boğazımın kuruduğunu, vücut kimyamın bozulduğunu hissettim. Bir hafta sonra yine aradı. ‘Sen Nesim’i Dündar Kılıç’a götürmüşsün, Dündar benim can düşmanım. Ben ona, ‘Ben Nesim’i götürsem devlete götürürüm. Ya sen beni tanımıyorsun ya da beni zor duruma düşürmek için böyle davranıyorsun’ dedim.”

“Daha sonra Nesim öldürüldü. Öldürülmeden bir gün önce yine aradı, ‘Nesim’i ara, de ki, Nesim yarın öldürüleceksin de’ dedi. Demek ki, cinayeti benim üzerime yıkmak istiyordu. Ama ben aramadım.”

İddianamede cinayet tarifi
Haziran 1999′da İstanbul DGM Savcılığı’nın Nesim Malki’nin öldürülmesiyle ilgili hazırladığı iddianamede, cinayetin nasıl işlendiği ayrıntılarıyla anlatıldı.

İddianamede, cinayetin azmettirici olmakla suçlanan işadamı Erol Evcil’in görevlendirdiği iki kişinin, Malki’nin kendileriyle görüşmeyi reddetmesi üzerine, işadamını otomobilinde kurşun yağmuruna tuttuğu belirtildi.

Ekim 1999′da Malki’yi öldürmek ve bu amaçla kurulan çeteye yardım etmek suçlamasıyla işadamları Hayyam Garipoğlu, Mehmet Emin Cankurtaran ve Yüksel Çağlar’ın da aralarında bulunduğu 14 sanık yargılanmaya başlandı.

İlk duruşmada, tetikçi olmakla suçlanan Mehmet Sümbül, delil yetersizliği yüzünden tahliye edildi. Serbest kaldıktan sonra ortadan kaybolan Sümbül’ün cesedi Hizbullah’a yönelik düzenlenen operasyonlarda ortaya çıkarılan ölüm evinde bulundu. Davada modacı Canan Yaka da tutuksuz yargılandı.

Evcil de yakalandı
Malki cinayetini azmettirdiği gerekçesiyle tüm dünyada İnterpol tarafından aranan Evcil, 28 Kasım 1999′da Bursa’da bir villaya düzenlenen operasyon sonucu yakalandı. Uzun süre Bursa’da sorgulanan Evcil’in, son bir yıldır Bursa’da saklandığı ortaya çıktı.

Evcil, Bursa Emniyeti’nde verdiği ifadede Malki cinayetini azmettirdiğini kabul etti. Nesim Malki cinayeti ve Türkbank’ın resmi ihalesine fesat karıştırmak iddialarıyla açılan soruşturmalar kapsamında, İstanbul DGM Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Evcil hakkında her iki olaya ilişkin olarak idam ve toplam 49 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

İnterpol’ün kırmızı bültenle aradığı, Malki cinayetinin tetikçisi olduğu öne sürülen Burhanettin Türkeş de Edirne Kapıkule’den Türkiye’ye giriş yaparken yakalandı. Olay yerinde Malki’yi nasıl öldürdüğünü anlatan Türkeş, İstanbul DGM tarafından tutuklandı. Türkeş, polise verdiği ifadesinde, dönemin Bursa Valisi Orhan Taşanlar’ı Erol Evcil’den rüşvet istemekle suçladı.

Evcil, 27 Mart 2000′de Malki cinayetinin azmettiricisi olarak DGM’de hakim karşısına çıktı. Evcil, iddianamenin üç gün önce kendisine ulaştığını söyledi ve savunmasının hazırlanması için süre talep etti.

Ancak mahkemede konuşmayan Evcil’in 28 Mart’ta gazetelerde yer alan poliste verdiği ifadeler herkesi şok etti. Evcil ifadesinde, “DYP - SHP döneminde THY’nin uçak alımını kazanmak için Euro Special firması, dönemin Ulaştırma Bakanı Yaşar Topçu, Devlet Bakanı Cavit Çağlar ve THY Yönetim Kurulu Başkanı Yardelen’e 55 milyon dolar komisyon verdi. Paranın paylaşılmasında Malki’nin İsviçre’deki Swiss Bank - Swiss Lant Bank hesabı kullanıldı. Malki bana banka dekontlarını gösterdi ve ‘Bu silah bende oldukça bana kimse bir şey yapamaz’ dedi” dedi.

HAKKINDA YAZILANLAR

Niso
Faruk Mercan
Zaman Kitapları İstanbul 2001

Nesim Malki, Türkiye’de Musevi sermayesine dayalı ilk bankayı kurmanın peşindeydi. Bu mücadelesinde güçlü bir medya patronuyla karşı karşıya geldi, onunla amansız bir kavgaya girişti, o, Türkiye’nin bir numaralı iplik tüccarıydı ve para kazanmak konusunda olağanüstü yeteneklere sahipti. 28 Kasım 1995 günü Bursa’da çapraz ateşe tutulup öldürüldüğünde Kıbrıs’ta iki bankası, Türkiye’de yirmiye yakın şirketi vardı ve önde gelen bir bankanın yüzde 50 gizli ortağıydı. Bu kitapta, son yılların en esrarengiz bankerlerinden olan Nesim Malki’nin İstanbul, Tel Aviv, Bursa üçgenindeki gerilim dolu macerası ile birlikte; Cavit Çağlar, Alaattin Çakıcı, Korkmaz Yiğit, Mehmet Sünbül ve Erol Evcil’in hikayesini okuyacaksınız…
( Arka Kapak)


Etiketler: , , , , , ,
Ağu 16

Beksultan Batırhan ( 21.10.1888)- (04.04.1972)
21.10.1888 yılında Kafkasya�nın İnguş yöresinde Nasırkort’da (Nazran) Pliyev köyünde doğdu. Terekkale (Vladikavkaz) kentinde öğrenim gördü. Dağıstan Emniyet Örgütünde çalıştı. Kafkasya’da Sovyet yönetiminin kurulması üzerine Türkiye’ye sığındı (1920). Samsun’da bir süre yaşadıktan sonra İstanbul’a giderek Kapalıçarşı’da kuyumculukla uğraştı. 1951 yılında İstanbul’da kurulan “Kuzey Kafkasyalılar Kültür ve Yardımlaşma Derneği”nin kurucuları arasında yer aldı. Aynı zamanda bir yazar olan Batırhan’ın adı geçen derneğin organı olarak yayınlanan “Kuzey Kafkasya” (İstanbul) dergisinde, Ankara’da yayınlanan “Kafkasya” dergisinde vb. yayın organlarında anayurdu ile ilgili çok sayıda makaleleri ve Rusça�dan çevirileri yayımlanmıştır.

4 Nisan 1972 günü İstanbul’da ölmüştür.


Etiketler: , , , , , , ,

Sitemizin Sponsorluğu Güzel SözlerSitesi Tarafından Yapılmaktadır