Eki 20

Dr. Ö. Said Gönüllü

İkinci Dünya Savaşı’nı tâkip eden yıllarda (1949) Amerikalı kimyacı Willard Libby kendisine Nobel ödülü kazandıran bir buluş yaptı. Bu, tarih öncesi zamanla ilgili çalışmalarda dönüm noktası teşkil eden, fakat esas olarak Dünya’nın yaşı konusundaki bilgileri alt–üst eden bir gelişmeydi. Libby’nin keşfi, bugün “Karbon 14” (veya radyokarbon) tekniği olarak ünlenmiş olan, organik kalıntıların yaşını belirleme metoduydu. Arkeologlar 1950’lerde bu yeni metodu kullanarak ilk tarih öncesi yerleşimlere mutlak yaşlar verdiler. Rusya ve Afrika’daki Neolitik yerlerin yaşı 50 bin yıl civarında belirlenirken, Filistin’deki Eriha şehrinin 11 bin yıl önce kurulmuş ilk insan yerleşimi olduğu ortaya kondu. Hâlen arkeologlar, paleontologlar ve paleoantrepologlar 50 bin yıldan daha genç olan organik malzemelerin (kemik, diş, odun kömürü vs) yaşını belirlemek için karbon 14 tekniğine başvuruyorlar. Peki ama karbon 14 ile yapılan yaş tayinleri ne kadar güvenilirdir? Bu ve diğer yaş Continue reading »


Etiketler: , , , , , , ,
Eki 20

• UZAY
Bütün sınırlı genişlikleri içine alan sınırsız boşluğa uzay denir. Uzayın büyük bir kısmında hiçbir şey yoktur: Ne gaz, ne sıvı, ne katı; ne de herhangi bir atom veya molekül. Uzaya çıktığımızda dünyanın koruyucu atmosferinin dışına çıkmış oluruz. Uzay, yaşamı sürdürmenin çok zor olduğu bir yerdir.
o UZAYA İLK ADIM (AY’IN FETHİ)
1968’de Ay’ın fethine doğru yeni bir aşama gösterildi. 15 Eylülde fırlatılan SSCB uzay aracı Zond-5, ilk Yer-Ay-Yer gidiş gelişini gerçekleştirirken, ABD’nin de Apollo tasarısına başlanmıştır. Temmuz 1969’da Apollo-9 içinde Armstrong, Aldrin ve Collins ile uzaya fırlatıldı. 21 Temmuz’da Türkiye saati ile 04.56’da Neil Armstrong, Ay üstüne ayak basan ilk insan oldu. Onu hemen Edwin Aldrin izledi. Bunlardan sonra Apollo-11, Apollo-12 ve Apollo-13 uçuşları gerçekleştirildi.

Apollo-13’ün yolculuğu sırasında (Nisan 1970) pilotların büyük bir kaza atlatmalarına karşın, uzay yarışında ABD üstün görünüyordu. Bununla birlikte NASA bir süre için Ay programını durdurdu. SSCB ise 1970 sonunda Ay üstüne ilk otomatik yumuşak iniş gerçekleştirdi. SSCB’in fırlattığı Luna Continue reading »


Etiketler: , , , , , , ,
Eki 19

Dünya’da ilk defa Fransız astrofizikçiler,bir karadeliğin,komşu bir yıldızdan kopardığı maddeleri yutuşu sırasında meydana gelen olayları gözlemlemeyi başardılar.Evren’in bu giz dolu gök cisimlerinin gizi nihayet çözülüyor mu?

Kuramsal olarak karadelikler görülmezler.Kütleleri o kadar büyüktür ki oluşturdukları ışınları kendi içlerinde hapsederler.Yıldızlar gibi parlamak yerine kapkara kalırlar.Gök de kapkara olduğundan karadelikleri görmek olanaksızdır.

Rastlantı sonucu bu gök cisimleri yolları üzerinde bulutsu(nebula) veya yıldız biçiminde bir maddeye rastlayabilirler.Hatta bazı karadeliklerin etraflarında dolanan uydu yıldızları vardır.Her iki halde de madde yutan karadelik çeşitli ışımalar oluşturur ve astronomlar bunları gözlemleyebilir.Bu Continue reading »


Etiketler: , , , , , , , , ,
Eki 16

U.F.O. NEDIR ?

Uluslararasi deyimiyle ufolar yada halk arasinda anildigi adiyla ucan daireler , acaba ilk olarak ne zaman görülmüslerdir? Bu , cevaplandirilmasi imkansiz olan bir sorudur . Çünkü dünya göklerinde uçan disklerin ,purolarin üçgen ve yildiz biçiminde ve benzeri objelerin görülmesine dair kayitlarin tarihi kadim misirlilarin dönemine kadar dayanmaktadir.Ezoterik enformasyonlarda ise Uçan dairlere iliskin bilgiler bilinen tarih öncesi Mu ve Atlantis devrelerinide kapsar.Ancak çagimizin ufolojik tarihinin gecen yüzyilin sonlarinda basladigini söyleyebilirz . Bunun için bir baslangiç tarihi vermek gerekirse ufolojiyle ayni yüce amaca yönelik olarak yukarii tarafindan tesis edilen spritolojinin baslangiç tarihi olarak kabul edilen 1848 yilindan tam 50 yil sonrasina 1896-7 yillarini belirtebiliriz. 1896-7 yillarinda A.B.D. üzerinde o zamaninin tabiriyle esrarengiz ‘hava gemileri’ akinina tanik olunmustu. Puro biçimindeki bu ucan gemiler 1897 yilinin mart ayinda kalifornia sacramento Continue reading »


Etiketler: , , , , , , , , , , ,
Eki 02

1. Giriş

Yerkabuğunun içinde kayaçların bileşiminde yer alan mineral toplulukları olarak adlandırılan madenler büyük ölçüde yerin jeolojik yapısına, o yapının oluşum zamanına ve yaşına bağlıdır. Bu bakımdan madenler metalik madenler (krom, demir, civa, uranyum, manganez, boksit, altın, çinko, alüminyum vb.) metal dışı madenler (mermer, kaolin, dolomit, zımpara, lületaşı, asbest, kükürt, sodyum, sülfat, bor tuzları ve süs taşları olan elmas, yakut ametist, opal vb.) ve yakıt madenleri (kömür, petrol vb.) olmak üzere gruplara ayrılır. Madenler kullanım alanlarına göre de sanayi hammaddesi olan madenler (metal ana sanayi, kimyasal sanayi ve taş ve toprağa dayalı sanayi) ve enerji kaynağı olan madenler olmak üzere ayrılabilir.

Türkiye çeşitli maden kaynakları bakımından zengindir. Bunun başlıca nedeni Alporojenik kuşakta yer alması nedeniyle gerek tektonik gerekse volkanik ve metamorfik olaylara uğraması sonucu belli minerallerin bir araya gelerek toplanmasıdır. Ülkemizin jeolojik yapısının bir eseri olan Continue reading »


Etiketler: , , , , , ,
Ağu 21

M.Ö ve M.S başlıkları altında, önemli buluşların kronolojik olarak sıralaması…


Etiketler: , , , , , , , , ,

Sitemizin Sponsorluğu Güzel SözlerSitesi Tarafından Yapılmaktadır